agra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
agra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2016 Perşembe

Hindistan 2.Gün (22 Mart 2016 Delhi)

Sabah 9 gibi kalkıp Pelin ile buluşmak üzere oteline gittim.Yanıma ben İstanbulda iken benden Hindistan'da pek bulunmayan üç beş çeşit malzeme isteyen, Hindistan'da yaşayan Türk bir üniversite öğrencisinin siparişlerini aldım.Otelin lobisinde buluşup ertesi gün Agra için sabah saat 6'ya tren rezervasyonu yaptık.(Toplam 1550 rupi-2AC sınıfı) (Hindistanda tren rezerve etmek bilet almak manasına geliyor.Çoğu yerde göreceğiniz rezervasyon yazısı sizi aldatmasın.) Aynı gün akşamı için Agra'dan Jaipur tren biletini de aldık.Daha sonra Delhi turunu yapmak üzere oto rikşaya atlayıp Laxmi Narayan (Birla Mandir) tapınağını gezdik.(İçeriye elektronik alet sokmak ve ayakkabıyla girmek yasak girişte emanet kasasına bırakıyorsunuz.Giriş ücretsiz)
Masada duranlar  tanrılara sunulmak için buradan satın alınıyor.


 Bu tapınağın çok güzel bir mimarisi vardı ve Hindu dininde önemli bir merkezmiş.Hatta 6 yıl süren inşaası sonrasında açılışını da Gandhi yapmış.İçerideki bilgilendirici yazıları okuyarak dolaştık.Bol tanrılı ilginç tapınağı gezip burada getirdiğim emanetleri Türk arkadaşa teslim ettim.


Laxmi Narayan(Birla Mandir) tapınağı
Oradan da yine rikşa ile Red Fort(  Lal Qıla) 'a gidip bu ihtişamlı kaleyi gezdik.İsmini ,inşaasında kullanılan kırmızı taşlardan alan kaleyi dönemin Moğol imparatoru Şah Cihan yaptırmış.Girişte 15-20 mt boyunca sağlı sollu hediyelik eşya dükkanlarıda mevcut.(Red Fort giriş bileti 250 rupi)
Red Fort girişindeki takı ve hediyelik eşya dükkanlarından.Ne ararsanız var :)





Red Fortu gezdikten sonra taksi kiralayıp Hümayun türbesine ve Zoo'ya doğru yola çıktık.Fakat Zoo kapalı olduğundan ben Hümayun türbesine 250 rupi bilet alarak girdim ve gezdim.Burası gerçekten ihtişamlı bir yapıydı.

Hümayun Türbesi


Hümayun Türbesi
1993 yılında Unesco dünya mirasları listesine alınan yapıyı Babür imparatorluğunun ikinci imparatoru Hümayun'un ölümünden 9 yıl sonra eşi Haji Begümün talimatıyla başlanmış.Yapımı yüzyıllar sürse de tamamlanıp  Taj Mahal benzeri böyle ihtişamlı bir yapı çıkmış ortaya. Burada bol bol fotoğraf çektikten sonra akşam 7 gibi bizi bekleyen  aynı taksi ile bir şeyler yemek için şehir merkezine doğru yola çıktık.

Yol üzerinde bazı dükkanlara uğrayıp alışveriş yaptık.(Hindistan'da taksi şoförleri sizi gezi esnasında özellikle bazı dükkanları tavsiye edip burada alışveriş yapmanız için teşvik eder.Ben bunların bu işten bonus aldığını düşünüyorum nedense :) ) Taksi bizi işlek merkezi bir caddede indirdi ve orada Saravanan Bhavan adında ,vejetaryen restoranına karnımızı doyurmak için girdik.Ne sipariş ettiğimizi bilmeden bir menü sipariş ettik ve ben pek beğenmediğim için aç kaldım :)
Beğenmediğim vejetaryen menü.Sadece yoğurt ve sağdaki acı kıtırdan yiyebildim:)

 Restorandan çıkıp yakın bir marketten biraz aperatif ve içecek alıp kaldığımız hotellere doğru yol aldık.(Hindistan'da her daim yanınızda sıvı içecek, özellikle su bulundurun.Çünkü hava sıcaklığı aşırı derecede olduğu için gün içinde gezerken bol su kaybı yaşayacaksınız) Böylece kısa süren Delhi günümü kapatmış oldum.Hindistan'da ilk durağım olduğu için Delhi'ye adapte olamadım ve yeterince lokasyon gezemediğimi düşünüyorum.Tabi vakit darlığı da bunda önemli etken) Ertesi gün sabahın köründe Agra'ya hareket edeceğim.Taj Mahal'in heyecanı şimdiden sarmaya başladı beni...

Delhi'de diğer gezilebilecek yerler:Qutub Minar,Lotus Temple,Jama Masjid,Akshardam Temple

Gün içinde toplam ulaşım bedeli :1000 rupi
Yemek ıvır zıvır bedeli :500 rupi

5 Nisan 2016 Salı

Hindistan'a yolculuk (20-21 Mart 2016)

Ve sonunda Hindistan'a gidiyorum.Yıllardır süregelen büyülü bollywood dünyasının  içine çektiği Hindistan beni çağırıyordu.Ama nedense çok ahım şahım bir heyecan içerisinde değildim.Belki  sakin bir karaktere sahip olmamın etkisidir bilmiyorum ama yine de düşünceler beynimde çark etmiş dolanıyordu.Nelerle karşılacağımdan çok karşılaştığımda neler hissedeceğimin düşüncesiydi bu..
Derken tembel ben binlerce kilometre ötedeki uzak ülkeye üşenmeyip gitmeye kalkıştım ama uçağa az kalsın kaçırıyordum.Rahmetli Zeki Müren'in (Düğün Gecesi) filmindeki meşhur repliği "Durdurun uçağı inecek var " ın binecek var versiyonunu yaşadım adeta.O kan ter içinde koşarken ki son 5 dakika zihnimden geçenler benim aklıma başıma getirdi ve bundan sonra plana programa harfiyen uyma kararı aldım.Akşam 20:10 uçağının biraz gecikmeli de olsa hareketiyle aktarma noktası olan Bişkek'e yol aldım.Sabah 5 gibi Bişkek Manas havalimanına indiğimde pasaport kontrol noktası alanında hareketleri ve tipinden gözüme kestirdiğim ve 'Türk müsün?' sorusunu yönelttiğim Mükremin abimle tanıştım.O da gezmeyi seven fotoğraf tutkusu bir insandı.Hindistana benim gibi bir ilgisi yoktu ama gerek orada yaşayan arkadaşının daveti gerekse sağdan soldan aldığı telkinler onu bu fotoğraf çekmek için biçilmiş kaftan olan bu ülkeye çekmişti.
Manas Havalimanı (Bişkek)
Manas Havalimanı (Bişkek)

Daha sonra çok geçmeden yaşını başını almış bir amca teyze ve kızlarıyla karşılaştık.Onlarda bir tanıdıklarının daveti üzerine Hindistana gidiyorlarmış ve orada bir tura katılacaklarını belirttiler.Böylece Hindistan'a giden ufak çapta bir Türk kafilesi oluşturmuş olduk.Hava limanında biraz oyalandıktan sonra zaman geçiremeyeceğimizi anlayınca Mükremin abi ile bir dolmuşa atlayıp Bişkek merkeze gidip biraz hava almak ve kahvaltı yapma kararını aldık.

Sabahın erken saatlerinde hummalı bir pazar kurulma aşaması vardı.Pazarda en çok bulunanlar bu pidelerdi.


Üzerimizde Kırgız parası (Som) olmadığından 1$ işimizi gördü ve yarım saat süren yolculuktan sonra merkeze vardık.Orada hava limanındaki bizi on katı fiyata  şehre götürmek için can atan fakat bir şekilde atlattığımız Türk taksi şoförünün tavsiyesi üzerine Taksim kafe denilen Türk mekanını aradık.Bu esna da pazar yerini filan da gezdik.O esnada polis mi zabıta mı bilinmeyen güvenlik güçleri tarafından kısa bir süre alıkonulup arandıktan sonra salındık.Gerek hava limanındaki muamele  gerek lokal insanlar buranın Türk yurdu değilde mimari yapısı ve insanlarıyla bir sovyet ülkesi olduğunu gösteriyordu adeta.Havamız kaçmıştı geçte olmuştu ve kahvaltı işini boş verip tekrar dolmuşa binip iki kişi 1$ a havalimanına gittik.Check in ve pasaport kontrol işlemlerinden sonra uçağımıza binip  gitmeye can attığımız Hindistan uçağına bindik..