tac mahal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tac mahal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2016 Perşembe

Hindistan Gezi Maliyeti

Öncelikli olarak burada kendi kişisel planlarıma göre harcamalarımı paylaşacağım.Fikir verme açısından bu rakamları veriyorum.Para birimi ve ülke içi maliyetler dönem kuruna göre değişebilir. Hindistan seyahati için her şey dahil toplam 4000TL harcamışım.Ayrıntılı olarak merak edenler işte buyrun.(Mart 2016 itibariyle 1TL=23 rupi)



Hindistan Vizesi: 42$
Toplam geçirdiğim süre: 14 Gün

Uçuş Maliyetleri:
20 Mart 2016 gidiş Pegasus airways Bişkek aktarmalı 524 TL (4 ay öncesinden almıştım bileti)
4 Nisan 2016 dönüş Kuwait airways Kuweyt aktarmalı 838 TL (10 Martta tickets.com.tr den aldığım bilet fiyatı.)
Delhi'den Varanasi'ye İndigo airways uçak bileti 150 TL
Varanasi'den Goa'ya İndigo airways uçak bileti 250TL bu iki bileti de 6 Martta internet üzerinden aldım.(Ülke içi uzak mesafeleri eğer ki fazla zamanınız yoksa uçakla katetmeniz gerekiyor.)

Hindistan konaklama maliyetlerim (Kabaca 300TL) :
1.2. gün Delhi Stops Hostel 1200 rupi, yaklaşık 52 tl
3.4.5. gün Jaipur Roadhouse Hostels 900 rupi, yaklaşık 40 tl
6.gün Delhi , Airport Inn Hotel gecelik 1000 rupi yaklaşık 43 tl
7.8.9.gün Varanasi Blox Hostel 1020 rupi,yaklaşık 44 tl
10.11. gün Anjuna Beach Goa Wonderland Hostel, 1050 rupi yaklaşık 45 tl
12.günün gecesi Goa'dan Mumbai'ye 12 saatlik tren yolculuğu yaptığım için konaklama maliyetim olmadı.
13.14. gün Mumbai Wonderers Backpakers Homestay ,1600 rupi yaklaşık 69tl

Konaklama işi yurt dışı seyahatlerinin önemli bir kısmını oluşturuyor.Kimisi güvenlik ve hijyen nedeniyle bol yıldızlı otellerde konaklıyor.Kimisi hostel diye tabir edilen yatakhane tarzı,dünyanın her yerinden gezginlerin genelde  bir kaç günlük konakladıkları çok ucuz yerleri tercih ediyor.Bunlara alternatif couchsurfing,airbnb gibi bedava denilebilecek sosyal ağ siteleri aracılığıyla konaklama ve sosyalleşme yöntemlerinden faydalanıyor.
Ben gitmeden önce hepsini araştırdım ve booking.com dan kalacağım hostellerde rezervasyonlarımı yaptım.İlk seyahatim olmasına rağmen neden daha güvenli olan otelleri tercih etmedim sorusuna cevabım ise, o kadar parayı bol yıldızlı otellere ödeyip bana göre fuzuli masrafa girmemekti.Çünkü otelleri sadece gece uyumak için kullanacaktım.Dünyanın her yerinden insanlarla tanışıp sosyalleşmek özgürlüğün paylaşmanın tadına varmaktı amacım.O nedenle  hostelleri tercih ettim.
Gitmeden önce couchsurfingden iletişim kurduğum birkaç kişide kalma planlarım da alternatiflerim arasındaydı fakat seyahat temposunda ne o arkadaşlarla tanışabildim ne de evlerinde misafir olabildim.

Ülke içi diğer ulaşım maliyeti (14 gün için): 10.000 rupi(430 TL)
 (Bunların içerisinde Delhi'den Agra ya tren(1500),Agra gün boyu rikşa kiralama 1000,Jaipurdan Delhi'ye otobüs (800) ,Varanasi'den varanasi havaalanına motorsiklet 400, Goa havaalanından Anjuna'ya taksi 600, Anjuna'dan margao'ya taksi 400rupi maliyetin büyük kısmını oluşturan kalemler. Geri kalanlar ise kısa mesafeli rikşa ücretleri)

Hindistan yeme içme, alışveriş ve diğer maliyetler: 25.000 rupi,yaklaşık 1080TL
(Bunun en az 10.000 rupisi hediyelik eşya alışverişi için harcandı)

Gördüğünüz gibi 4000TL ye kişisel olarak dolu dolu 6-7 şehir gezilebiliyor.2 hafta  değil de 3 hafta vaktim olsa maliyet açısından değişen pek bir şey olmazdı.Uçak masrafları yerine trenle seyahat edip o paraya 1 hafta daha gezilebilirdi mesela.Yani kısacası ulaşım,konaklama vs her şey sizin planlamanıza bağlı.Benim günlük 1000rupi harcadığım yerde bir başka gezgin arkadaş 250 rupi harcamayla çok rahat gününü geçirebiliyor.Buna şahit olduğum için örneklendirdim.Şuanki aklım olsa daha fazla alışveriş yapmak isterdim diyorum ama oradayken iş değişiyor.Eğer seyahat için sınırlı bir bütçeniz varsa elinizdeki parayı yetirme gayretine giriyorsunuz.Oradayken hemen her rikşa şoförüyle ve satıcılarla kora kor pazarlıklara girişmem bunun en iyi göstergesi.:) Umarım gitmek isteyenlerin kafasındaki soru işaretlerine bir nebze olsun çözüm bulabilmişimdir.Başka sorusu olan arkadaşlar profilimden iletişim kurabilir.Gidecek olanlara şimdiden hayırlı yolculuklar.:)

22 Haziran 2016 Çarşamba

Hindistan 14. ve Son Gün (3 Nisan 2016 Pazar)


Hindistan seyahatimin son gününde erkenden uyandım.Bu güne özgü yegane amacım Bollywood film stüdyolarını görmekti.Bu sebeple hazırlanıp hemen dışarı çıktım Abhu ile buluşmaya bana tarif edilen Oberoi Mall'a gitmek için bir taksi ile anlaştım.(Yaklaşık yarım saatlik bir yol, 80 rupi taksimetre )(Taksiye binmeden önce aksilik bu ya internet paketim bitti.Burada internet elim ayağım gibi. En yakın telefoncudan 100mb lık bir paket yüklettim.)Aslına stüdyoları görme fırsatı dün geceye kadar elimde yoktu ve ben Hindistan'dan bu hayalimi gerçekleştirmeden döneceğim için üzgündüm.Akşam o yolları biraz da bunu düşünerek can sıkıntısıyla arşınlamıştım.Kısaca değinmem gerekirse,gece hotele geldiğimde 4-5 kişilik arkadaş grubu içerisinde sohbet  esnasında Bollywood sevdamdan bahsetmiştim.İçlerinden biri tv kanalında ve film yapımcılarıyla çalışan biri çıktı.Benim fanatik bollywoodcu olmam ve Hint sinemasına ,Hindistan'a dair pek çok şey biliyor olmam  Kumaresh'i çok şaşırttı ve ilgisini çekti.Ve bana yardımcı olması için setlerde çalışan arkadaşı Abhu'yu arayıp yarın için bana yardım etmesini istedi.Böylece Bollywood kapıları benim için açılmış oldu. :) Abhuyu beklerken Oberoi Avm'de biraz dolaştım ve tropik bir meyve salatasıyla kahvaltımı yaptım.Hindistan'da gittiğim ilk ve son avm idi ve ülke şartlarına göre baya lüks bir mekan.Fiyatlar da onu gösteriyordu zaten.
Abhu ile buluşma yerinde tanışıp motoruna atladıktan sonra  doğru film stüdyolarının yolunu tuttuk.
Burası Mumbai'nin kuzeydoğusunda yer alan film stüdyolarından biri.Devasa genişlikte ve girişinde güvenlik önlemlerini olduğu içerisinde film stüdyolarını barındıran  bir merkez..Pazar günü olması sebebiyle çok sakindi ve birkaç dizi çekimi vardı.Biraz çekimleri seyrettikten sonra Bollywood'un kralı Shahrukh Khan'ın Raees filminin de bir kısmının çekildiği stüdyoları görmek benim için günü en önemli ödülüydü adeta. :)

Raees stüdyolarına gider. ;)
Bir süre   gezdikten ve film city içerisinde bir kafede soğuk bir şeyler içtikten sonra, bu sefer Mumbai'nin kuzey batısında kalan Juhu sahiline yakın kümelenmiş bazı çekim stüdyolarını ziyaret ettik.Bu beyaz ,görkemli yapı da film çekimlerinde kullanılan evlerden biri.Abhu bana ünlü filmlerin bir kısmının çekildiği ,aktörler, aktrislerin sahip oldugu yerleri özetle gösterdi motorla gezerken.
Biraz da okyanus esintisinde serinlemek için bu bölgeye geldik..Burası çok işlek bir bölgeymiş, tabi öğle sıcağında değil.Fotoğrafta gördüğünüz meşrubatta ısrarlara dayanamayıp içtiğim aşırı zararlı olduğunu düşündüğüm bir şeydi.Abimiz buzu rendeleyip şişelerdeki aromalardan katıp öyle taktim ediyor.Karıştırarak hem kaşıklayıp hem de içiyorsunuz bittikçe de eriyene kadar  tazeliyor. :)

                                                Adını unuttuğum serinletici içecek.

Film stüdyoları ve sahil turu bitince Abhu beni yaşadığı yeri göstermek ve arkadaşlarıyla tanıştırmak için Malwani mahallesine getirdi.Burası Pakistanlıların ağırlıkla yaşadığı yerleşim birimlerinden biriydi.Burada arkadaş canlısı Pakistanlı 3 arkadaşla tanıştım hepsi de aşırı eğlenceli ve cana yakın arkadaşlardı.Benim Türkiye'den gelen Müslüman bir misafir olduğumu öğrenince de ellerinden gelen misafirperverliği göstermek istediler.Kısıtlı zamanımda biraz pazar yerini dolaştık ve alışveriş ihtiyaçlarımı karşıladım.(Onların bu konuda çok faydası oldu.Satıcıların hemen hepsini tanıyor olmaları ve fiyatlarla birebir ilgilenmeleriyle satıcıların söylediği fiyatın çok  daha altında aldım hepsini:) )

Tandır fırını

Burası da sokak lokantalarından.Görüntü hiç iç açıcı gelmedi bana. :/
Alışveriş ve gezi dönüşü tam da benim aklımdan çıkmışken bir de ne göreyim. :) Bollywood dan sıkça hatırladığımız gol gappa (pani puri) gözümün önünde.(Biliyorum çoğunuzun aklına ilk Rab Ne Bana Di Jodi filmi geldi :) ) Seyyar satıcı iş üstündeyken bizimkilerin de hemen tezgaha yönelmesiyle ardı ardına gol gappa lokmaları ağızlarda eriyip gitti.Benim için buradaki gerçekleştirmesi gereken özel  anlardan biri olduğu için telefonu arkadaşa verip videoya almasını istedim ve ilk gol gappa yeme tecrübemi zor da olsa edinmiş oldum.Zor diyorum çünkü bunun iki türlüsü var.Biri bol baharatlı ve acılı diğeri de tatlı versiyonu.Ben baharatlıyla başladım ve ilk partı ağzıma atmamla beraber ben de inanılmaz kötü bir etki yarattı ve su takviyesiyle güçlükle yiyebildim.Daha sonra tatlı olanlardan birkaç taneyi rahat bir şekilde yiyip bitidim.Sakın ola bunu filmlerde gördüğünüz  kadar lezzetli ve sindirimi kolay bir şey gibi hayal etmeyin.Şahsen hiç bana göre değilmiş :) 
Gol Gappa (Pani Puri)
Pani , Hintçe de su demek..Puri ise püre demek..
Bu atıştırmalık Hindistan'da bizdeki midyeciler gibi her köşe başında bulabileceğiniz bir atıştırmalık.
Arkadaşın elindeki de bildiğiniz su..Ben poşetle su satıldığını ilk burada gördüm.(1 rupee) :)

İleride kesilmek için besiye çekilen hayvancıklar :/


Geç olmuştu ve benim sabah erken saatte uçağım vardı..Bu saatten sonra pek fotoğraf çekemedim fakat birkaç saat daha takıldık beraber..Gün sonunda arkadaşlarla vedalaşıp iletişim bilgilerini aldıktan sonra beni hostele yakın bir yere bıraktılar ve hazırlığımı yapıp biraz istirahat ettikten sonra gece 4'e doğru sokakta rikşasının içinde uyuyan bir şoförü kaldırıp Pelin'le havalimanının yolunu tuttuk.(100 rupi) Check-in ve pasaport kontrol işlemlerini yaptıktan sonra cebimde kalan fazladan 2000 rupiye biraz hediyelik eşya ve yolda yemek için bir şeyler aldım.

Sabah 6:25 'teki Kuwait havayolları uçağı,artık Hindistan seyahatimin sonu demekti.Buradan acı tatlı bir çok anıyla ve hayat tecrübesiyle dönüyorum..Bir daha Hindistan'a gelebilir miyim bilmiyorum ama eğer ki fırsatım olursa bu apayrı dünyanın keşfedilecek birçok yeri var.

Havalimanındaki bir mağazanın girişinde Gandhi'nin balmumu heykeli.
Ve Gandhi'nin bir sözüyle noktalamak istiyorum.

"Basit yaşa ki başkaları da var olabilsin."

Evet Hindistan halkının hepsi olmasa da çoğunluğu basit yaşıyordu ama hayatın bütün zorluklarına  rağmen onları mutlu kılan bir felsefeleri ve inanç sistemleri vardı.Bu da onlara hayat katıyordu .Bu, kendiyle ,doğayla ve hayvanlarla  barışık ülke , dünyaya hep farklı açıdan bakıyor.O nedenle burası farklı bir diyar..Başka bir sloganla burası incredible India...

5 Mayıs 2016 Perşembe

Hindistan 11.Gün (31 Mart 2016 - Goa )

Yine sabah 10 gibi uyandım..Türkiye'den kalma tembellik.Ama tatildeyiz yahu derken bir yandan da böyle seyahatlerde erkenden kalkıp olabildiğince fazla güzellik görme fikrini düşüne düşüne bitirdim Hindistan günlerini..Napayım çook sıcak ve bunaltıcı Hindistan.! 
Hazırlanıp neler yapalım diye düşündük ,paramız bitmişti ve buraya bakkal ,atm vs biraz uzaktı biz de yürüyelim dedik.Aslında Goa'da bir yerden bir yere gitmeye ve gün boyu gezmeye motor kiralanabiliyor.Bu buraya gelenler için olmazsa olmaz bir şey  ve çok ta hesaplıymış.Ama bize Allah sağlık vermiş güç kuvvet vermiş sohbet ederek fotoğraf çekerek gideceğimiz yolu katettik.Paramız bittiği için yerel atmlerden biraz para çekip güzelce bir kahvaltı yaptık.Hindistan da ki ilk pizzamızı da burada yemiş olduk.Bu da acıydı. :) Fiyatlar da ülkemizin standartlarında ,buraya göre lüks tabi.Daha sonra öğle sıcağını atlatmak için hostele dönüp biraz istirahat edelim dedik.
Sonra da hazırlanıp sahile gittik..Burada yüzmek biraz güç çünkü su durgun değil baya dalgalı ve kuvvetli.Biraz deniz kum güneş kombinin tadını çıkardıktan sonra Anjuna sahilinin bir kısmını turlayıp hostele döndüm.
Burada biraz vakit geçirmek gerçekten iyi geldi.


          Dalgalar bir an olsun durmadan sahili dövüyor..Ortaya çıkan ses huzur verici..





Bu yorgunluğun üzerine hostelde diğer arkadaşlarla biraz takılıp biraz da odamda istirahatten sonra akşam 1 Fransız 1 İngiliz ve 1 de Portekizli (Temel fıkrası gibi oldu:) ) arkadaşla Anjuna akşamlarının hareketli yerlerinden Beach Club'e gittik.Akşamları burada yapılacak tek aktivite bu tür yerlerde takılmak olunca  biz de biraz takılıp bir şeyler içtikten sonra hostele döndük.
Anjuna'da bir gece klübü

Buradaki 1,5 gün boyunca anladım ki Goa bana göre bir yer değil.Tamam bambaşka bir yer eğlence ,çılgınlık,rahatlık hat safhada ama benim Hindistan seyahatimde aradığım bu tarz bir şey değildi zaten.Burada farklı bir durum da ummuyordum sadece meraktan geldim ve gördüğüm kadarıyla da çok güzel yerler.Buraya 2-3 günlüğüne değilde en az 1-2 haftalığına gelinmeli ki doyasıya tadını çıkarasın.Ne bileyim çok pahalı ülkeleri tercih etmektense tatil amaçlı buraya gelinebilir, aynı imkanlar fazlasıyla burada da var.
Meşhur Goa'dan da hevesimi aldıktan sonra ertesi gün de buradaydım ama düşündüm ki burada olmak yerine yarın farklı bir şeyler yapayım.Ne yapabilirim diye düşünürken uyuya kalmışım...

Gözüme takılanlar: 
*Satıcılar burada insanı bunaltan cinsten size yapıştımı bırakmıyorlar, sahillerde  genelde bayan satıcılar dolu.Sizlere bileklik satmak veya dövme yapmak için ikna etmeye çalışıyorlar.
*Goa sahillerinde hemen herkeste motorsiklet var .Bir yerden bir yere giderken motorsiklet hem hesaplı hem de hızlı bir araç.
*Önceki gezdiğim yerlerde hep o ağzında çiğnedikleri (kimisinde uyuşturucu varmış) şeyleri kullananlar görürdüm. Burada tatile gelenler dahil herkes ot sarıp içiyor , kafalar bi dünya. :)

Maliyet: Yeme içme 1000 rupi, alışveriş 600 rupi

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Hindistan 10.Gün (30 Mart 2016 -Varanasi->Goa)

Dün gece Hindistan da ki en zor gecem oldu..Maalesef günlerdir iştahla yediğim ,akşam da yine hunharca giriştiğim bol acılı ve yağlı yemeklerden midem bozuldu.Korktuğum başıma geldi yani..Tabi bunun nedenini temelli yemeklerde aramamam gerekiyor.Çünkü gece terasta soğuk bir içecek gömüp öyle yatmıştım.Belki de o çarptı mideyi üşüttüm bilmiyorum bütün gece süren mide bulantısı ve istifra ile zor sabahladım.Ve o akşam Hindistan da ki son hint yemeğim oldu.Şimdi uzuun bir süre görüntüsünü bile görmek istemiyorum. :) 
Neyse zor ve uykusuz geçen bir gecenin ardından sabah biraz toparladım ve bir gün önceden sözleştiğim Ashish,sabah saat 8'de motoruyla beni hostelin önünden alıp havaalanına götürecekti.Sözleştiğimiz gibi motoruna atladım ve yola koyulduk.Havaalanı şehir merkezine baya uzak olduğu için yolculuk 1 saate yakın sürdü. Ama motorsiklet yolculuğu rikşa ve taksiye göre daha güzeldi.

 Havaalanına ulaştığımızda ödeşme vakti gelmişti.Ashish çok cana yakın arkadaş canlısı biriydi fakat o da diğerleri gibi uyanık geçinen tiplerdendi. :) Kendine ait bir kartvizit çıkartmış (Bana da bir tane verdi ,aldım işime yarar ne olur ne olmaz ) motoruyla turist ve yerel insan taşımacılığı, rehberlik gibi işler yapıyor.Çoğu gibi o da yolunu bulmuş geçim derdinde yani.Anlaştığımız 400 rupi bedeli ona ödedim sonrasında da benimle hatıra fotoğrafı çekinip bir de benden hediye istedi.Ben de kıramadım yanımda getirdiğim ay yıldızlı tesbihlerden bir tane hediye ettim. :)
Bundan sonraki durak Goa idi.Havaalanında 1 saate yakın süren check-in ve pasaport kontrol işlemlerinden sonra 10:20 uçağında yerimi alıp toplamda 5 saate yakın süren Mumbai aktarmalı Goa yolculuğuma başladım. (Varanasi-Mumbai-Goa ,Indigo Airlines uçak bileti 5800 rupi (250) tl ye mal oldu.)
Goa'ya ulaştığımda bir belirsizlik te orada bekliyordu beni.Çünkü havalimanı şehir merkezine ulaşım çok uzak ve Hindistan standartlarına göre çok pahalıydı.(Taksiciler yaklaşık 1500 rupi arası fiyat veriyorlar.Pre-paid taksiler de dahil).Bir de otobüsle ulaşım var fakat çok uzun aktarmalı ve zahmetli bir yolculuk gerektiriyor.Bir süre oyalanıp araştırdıktan sonra bana eşlik edecek birilerini buldum.İki İranlı (yine iranlılara denk geldim maalesef :) )arkadaşla tanışıp bizleri gideceğimiz yerlere bırakacak uygun bir taksi bulup fiyatta anlaştık.Ben de ödemeyi bölüşecektim haliyle.
Hava aşırı sıcaktı ve yolculuk 1 saat kadar sürdü.Dolambaçlı yollardan geçip dağları tepeleri aşıp Anjuna'ya ulaştım.

Goa'dan kısaca bahsetmem gerekirse Hindistan'ın güneybatısında yer alan turistik bir eyalet.Hatta burası her yönüyle Hindistan'dan çok ayrı bir yer.Yüzyıllarca Portekiz sömürgesi olarak kaldıktan sonra Hindistan'a baya geç bir vakitte katılmış.Burada hristiyanlıkla ilgili izleri bariz bir şekilde görmek mümkün...Palolem,Anjuna,Arambol,Morjim gibi meşhur sahilleri aynı zamanda çevrelediği bölgelere ismini veriyor.Ben daha önceden bir hostel rezervasyonu yaptığım Anjuna'yı seçtim.

Anjuna yolları
İşte daha önceden rezervasyonumu yaptığım Anjuna sahiline 100m konumdaki Wonderland hostel.(Pelin buraya benim tavsiyem üzerine ben Varanaside iken gelip yerleşmişti.) Küçük küçük kulübeler halinde her birinde 4 kişilik yatacak yer olan ve duş imkanı sağlayan çok şirin bir yer.Solda da hostellerde common room diye tabir edilen vakit geçirme bölümü var.Tabi buradaki açık havaya uygun.Yine solda köpekleriyle beraber duran  kara kuru abi de buranın sahibi oluyor.Kendisi biraz kafadan sıyrık 7/24 esrar sarıp çeken ve müzik yapmaya çalışan bir hippi abimiz. :)


Check-in işlemini halledip yatağıma yerleştikten sonra ilk işim bir duş alıp ünlü flea markete gitmek oldu.Flea market Anjuna'da çarşamba günleri kurulan Goa'da çok meşhur bir pazar.Ben de çarşamba günü geldiğim için açıkçası bu pazarı kaçırmak istemedim, çünkü namını önceden işitmiştim.Kaldığım yere de çok uzak değildi akşam üzeri flea market denilen pazar yerine geldim.Burada Hindistan'ın her yerinden gelen özellikle el işleri,hediyelik eşyalar,süs eşyalarının satıldığı ve bunun dışında ne ararsan envai çeşit ve renklilikte her şeyi bulabileceğiniz bir yer.Ben sonlarına yetiştiğim için biraz acele de olsa bir kaç hediyelik alışverişi yaptım.Fiyatlar beklendiği gibi başlarda çok yüksek tutuluyor ve gerisi sizin pazarlık yeteneğinize kalmış.Gerçi fiyat sorup hiç almıyorum deseniz dahi direkt yarı fiyata kadar düşüyorlar.Artık ne kadar fazla söylediklerini siz düşünün. :)
    Flea Marketten bir görünüm.Aşırı kalabalık ve potansiyeli fazla bir pazar.

Hava kararmaya başlayınca da hostelin yolunu tutmaya başladım.Hostele ulaştığımda bir süre diğer gezgin arkadaşlarla tanışma faslı ve sohbetten sonra hazırlanıp Pelin'le sahile bakan Sea&Horse bar cafe ye gittik.Püfür püfür esen okyanus esintisine karşı meyve salatası ve beraberinde içeceklerle bir süre sohbet edip vakit geçirdik.Goa 'nın bahsedilen hareketli akşamlarına nazaran ben bu akşamımda pek birşey yapmadım.Çünkü yarısı yollarda geçen yorucu bir gün olmuştu benim için.Daha sonra hostele dönüp temiz bir uyku çektim.

Gözüme takılanlar: Hindistan'da gün içinde ve gecelerde Varanasi akşamları hariç sivrisineklere pek rastlamadım.Anlatıldığı kadar sivrisinek yoktu veya ben şanslıydım bilemiyorum. :)
Goa'da Hindistan'ın diğer gördüğüm yerleşim yerlerine göre yazan çoğu şey İngilizce ve Portekizceydi.Yani burası her şeyiyle pek Hindistan'ı andırmıyordu.

Maliyet: Varanasi havalimanına motorla ulaşım 400 rupi
Goa Havalimanından Anjuna Beach'e taksi için 600 rupi
Wonderland Hostel check-in 3 günlük 1150 rupi
Flea market alışveriş: 2000 rupi
Toplam yeme içme:500 rupi

20 Nisan 2016 Çarşamba

Hindistan 7.Gün (27Mart 2016 - Delhi -> Varanasi)

Gece pek uyuyamadığım için geç saatlere kadar oturmuştum.Bu esnada da Hindistan günlerimle ilgili günlüğümü doldurdum.Sabah 10 gibi uyandıktan sonra kahvaltılık bir şeyler atıştırıp doğruca havalimanına gitmem gerekiyordu.Çünkü 13:30 uçağım için en azından 2 saat önceden orada olup işlemlerimi gerçekleştirmem gerekti.Hotele yakın yerlerde biraz dolaştıktan sonra dişime dokunur kahvaltılık bir şeyler bulamadım.Artık Hindistan'da acısı baharatı olmayan pek bir şey yokmuş gibi bir kanı bilinç altıma yerleşmiş gibiydi. :) Bu durumda en iyi çözüm yolu Hindistan'da bolca bulabileceğiniz çeşitli tropik meyveler.

 Ben bir seyyar tezgah bulup başına geçtim ve bir bağ muz aldım kendime.Yanına da tadını merak ettiğim adı Türkiye'de kavun ağacı olarak geçen papaya meyvesinden aldım.Tabi bunu nasıl yiyeceğim diye satıcı amcaya ifade etmemle beraber elimdeki meyveyi kapıp başladı bir güzel dilimleyip doğramaya. :)
Her şey hazır olunca da üzerine şeker görünümlü bir şey serpiştirmek istediğinde ben istememe rağmen  herhalde onlarda bu şekilde yenildiğinden ve  böyle olunca daha çok beğeneceğimi düşünerek  serpiştirip bi güzel karıştırdı.Ben de itiraz etmedim işlem tamamlanınca muz ve papaya için toplam 150 rupi ödeyerek odama geçtim ve kahvaltı faslını da bu gün meyve ile tamamlamış oldum. :)
Delhi Indra Gandhi havalimanından  adını çok duyduğum filmlere de sıkça konu olan ve garip bir şekilde beni çeken Varanasi'ye uçuş vakti gelmişti artık.

Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuğun ardından Varanasi Lal Bahadur Shastri (Eski Hindistan başbakanlarından 1964-66) havalimanına vardım.Buraya iner inmez şehrin mistik havası beni  sarmalamıştı  bile.Havalimanı şehir merkezine baya uzak bir noktada olduğu için ulaşım imkanları da o derece kısıtlıydı.Baktım taksiciler pusuya yatmış müşteri kapma yarışında ,önce bir kaçına sorup fiyat öğrendim.Hepsi de 800 rupi den aşağı fiyat çekmiyordu.Biraz daha şansımı zorlayıp araştırarak biriyle ortaklaşa bir taksi tutarak 400 rupi ye anlaştım.Yaklaşık bir saat süren bir yolculuktan sonra daha önce rezervasyon yaptığım Blox hostele ulaştım.
Buranın diğer lokasyonlardan farklı olduğunu daha adım atar atmaz anlamıştım
Ve burası Hindistan'ın en kutsal şehri olduğunu biliyordum fakat bu kadar büyükbaş hayvan beklemiyordum:)
Buraya diğer yol arkadaşım bir gün önceden gelmişti.Check-in işlemlerimi (3 gece 1100 rupi) gerçekleştirip odama yerleştim.
Ama burada yaşadığım güzel tesadüf ise başka bir Türk gezginin bizimle aynı hostel ve odada kalıyor olmasıydı.Özgür abi, yıllarca bankada çalışmış ,hiç evlenmemiş ve bir gün bir karar verip işini ve bütün çevresini geride bırakıp dünya turuna çıkmış.Bu temelli bir tur olmasa da bir gidişte bir yıl geziyormuş neredeyse.Onunla çok çabuk kaynaştım ,anlattım dinledim.Dünyanın bir ucunda kendi milletinden bir insanla karşılaşmanın verdiği güzellik bir başkaydı her zaman.Odada 3 Türk 1 Fransız 1 İrlandalı olmuştuk.Bize eşlik eden hostel çalışanı Hintli Jitesh 'de katılınca iyi bir grup olduk ve akşam yemeği için dışarı çıktık.Jitesh bizi oranın en meşhur yerlerinden biri olan Assi Ghat kenarındaki yerel pizzacıya götürdü.Bu restoran görünümlü yere ilgi inanılmaz fazlaydı ve 15-20 dakika sıra bekledik .Sanırım baya ünlü bir yer.
O akşamın en zevkli anı ortaklaşa sipariş ettiğimiz yerel pizzanın tadının nefisliği kadar birlikte geçirdiğimiz süre içerisinde yaptığımız sohbetlerdi.Ganjın esintisine karşı her milletten insan hangi amaca istinaden orada olduğunu sorgulamadan anın ,yaşadığı hayatın tadını çıkarmak için oradaydı.Ve bu mistik şehir bana büyüsünü ilk geceden göstermeye başlamıştı bile..Dilimleri paylaşarak yediğimiz pizzalara kişi başı 260 rupi ödeyerek oradan ayrıldık.(Varanasi'ye geldiğinizde Pizzeria Vaatika Cafe'ye uğrayıp o güzelim pizzalardan tatmadan gitmeyin :))Daha sonra da haydi lassi içelim dedik ve Jiteshin bizi götürmek istediği yer kapalı olunca alternatif tavsiye bir yere gittik.
Burada benim bildiğim lassi değilde ufak bir kabın içerisinde içerisinde kaymak olan bir yoğurt ve çeşitli aromaların olduğu ,tahta kaşıkla yiyebildiğimiz bir karışım yedik.İşin garibi buna da lassi deniliyormuş orada.Veya ben lassiyi sadece sıvı içecek olarak biliyordum.Tadı da fena değildi ama yapan adamın ve ortamın hijyen kalitesini gördüğüm için bitirmekte zorluk çektim. :)

İşte Varanasi'nin o akşamki kadrosu :)

Lassi ve yapan adamın üzerine yaptığımız sohbet üzerine gülüşerek geçen bir yarım saatin ardından ,bize çok uzak olmayan hostelimize geçtik.O akşam Hindistan'ın kriket maçı da varmış.Hindistan krikette dünyanın en iyilerinden biri ve bu onların ata sporu sayılır.Yani kriket onlara İngilizlerden geçse de onlar için hayat demek bu spor.O akşam da galip gelmişler ve geç saat olmasına rağmen insanlar sokaklara akmış deli gibi eğleniyorlardı. :) Biz de bir süre bu coşkuya tanıklık ettikten sonra inzivaya çekildik..




Gözüme takılanlar: Buraya ilk geldiğim andan itibaren sokaklarda aşırı derecede inek vardı ve sokaklar çok kalabalıktı.Yerel kıyafetli insan sayısı da Hindistan'ın diğer gördüğüm yerlerine nazaran çok daha fazlaydı.Sanırım burası gerçek Hindistandı..


Günün Bilançosu: Yol 550 rupi, yemek 500 rupi

10 Nisan 2016 Pazar

Hindistan 3.Gün (23 Mart 2016 Taj Mahal ve Agra Turu)



Sabah gün ağarmadan 5 gibi kalktım.Bir gün önce rezervasyon yaptığımız saat 6 Agra treninde buluşmak üzere sözleşmiştik.Bu benim Hindistan daki ilk tren deneyimim olacaktı.İstasyona biraz geç kaldım ve trenimi bulana kadar kan ter içinde kaldım.Gerçekten labirent gibi bir istasyondu ve son anda kompartımanımı bulup atlayabildim.Sanırım uçak olayından sonra ders almamışım bundan sonraki süreçlerde de aksiyonlu yolculuk başlangıçlarım oldu.:)
Hindistan'da tren yolculuklarını çok sevdim.Sakin ve konforlu yolculuğun yanı sıra bolca da yemek servisi yapılıyor.Ekte gördüğünüz fotoğraflarda önce kahvaltılık bir servis ardından da yemek servisi yapıldı.
Agra tren istasyonuna indik ve kısa bir yürüyüşten sonra zaten Hindistan'da sıkça görebileceğiniz bir manzara, yani taksi ve rikşacıların akınına uğradık.İlk olarak bir taksici bir fiyat söyledi onun aracına doğru yönelirken fiyat konusunda işkillendim ve ne olur ne olmaz diye bir de orada duran bir oto rikşa şoförüne Taj Mahal gidiş ücretini sordum.Taksicinin üçte bir fiyatını söyleyince taksi fikrinden vazgeçtik ve rikşaya atlayıp yola koyulduk.Yol boyunca şoför abi ile sohbet ettik bizi kişi başı 1000 rupi'ye tüm gün Taj Mahal,Agra Fort ve Fatehpur Sikri gezisi yaptırması konusunda anlaştık.
Agra gezisi için anlaştığımız amca :)
(Hindistan'ı gezerken taksi veya oto rikşa kiralayıp tüm gün şehir turu yapmak,hele yanınızda masrafları paylaşabileceğiniz bir arkadaşınız var ise en uygun yöntemdir.Şoför sizi istediğiniz lokasyonlara götürür ve siz orayı gezip dolaşana kadar kapıda sizi bekler.Daha sonra binip diğer lokasyona gitmek üzere devam edersiniz.) Sohbet esnasında şoför abi nereden geldiğimizi sordu ,bizden Türkiye cevabı alınca "Aa öylemi ,ben daha önce Türkleri gezdirdim.Hatta defter tutuyorum gezdirdiğim kişiler bu deftere seyahat hakkında izlenimlerini yazıyor.Yolculuktan sonra sizin de yazmanızı istiyorum" dedi.Biz de daha önce gezdirdiği Türk arkadaşın Türkçe yazdığı izlenimlerini okuyup kısa bir gülüşmeden sonra amcayla sohbet ederek ve planları konuşarak Taj Mahal yoluna devam ettik.Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuktan sonra Taj Mahalin girişinde inip ortalama 2 saat sonra görüşmek üzere vedalaştık.
Uzun bir giriş bölümü ve avlu yürüyüşünden sonra işte yıllarca beklediğim o an geliyordu.
Taj Mahal'e 3-4 km kala motorlu araçların girmesi yasak.(Nedeni bu asırlık mimarinin doğallığını bozmamak için egzoz dumanından uzak tutmaya çalışılıyor.)Bu mesafeyi ya yürüyerek ya da turistler için hizmete sunulan elektrikli araçlarla kat edebiliyorsunuz.

Ölümsüz eser, aşkın mabedi Taj Mahal tüm ihtişamıyla karşımdaydı..Çok kalabalık olmasına rağmen insana garip bir sükunet veren bir havası vardı buranın.İnsan oturup buraya bakarken saatlerce dalabilir.
Taj Mahal'le ilgili çok fazla bilinen bilgilerden sıralamayacağım.Şu açıyı yakaladıktan sonra önce orada bir on dakika oturup etrafı seyrettim.Daha sonra dolaşarak bol bol fotoğraf çektim.Benim için tarifsiz keyif verici anlardan biriydi..


(Sırtınızı Taj Mahal'e döndüğünüzde giriş kapısı ve avlu)
Taj Mahal'in girişi(İçeride Şah Cihan ve Mümtaz Mahal'in kabirleri var içeride ve fotoğraf çekmek yasak).Buralarda ayakkabıyla gezmek yasak,çıplak ayakla veya ayağınıza galoş giyerek geziyorsunuz.
Taj Mahlin her bir taşı özenle seçilmiş oyulmuş ve işlenmiş büyüleyici bir işçilik barındırıyor.Girişin çevresinde gördüğünüz Arapça motiflerde Kuran-ı Kerimin Yasin suresinin tamamı yazmaktadır.

Taj Mahal'in arka tarafı ve Yamuna nehri.


2-3 saatlik bir geziden sonra (tabi bana yetmeyen bir süre oldu) diğer lokasyonları düşünerek buradan ayrılmak zorunda kaldık.Çünkü birkaç saatimiz kalmıştı ve akşam 17:40'ta Agra tren istasyonunda olmamız gerekiyordu.Geldiğimiz yolu tekrar yürüyerek Taj Mahal'in dışına çıktık ve dışarıda bizi bekleyen şoför amcamızla beraber bir sonraki durağımız Agra Kalesi'nin yolunu tuttuk.
Agra Kalesi giriş ücreti 250 rupi.(Taj Mahal giriş biletinizi atmazsanız bu biletle buraya 50 rupi indirimli girebiliyorsunuz.) Agra Kalesi de harika bir mimarıyla yapılmış Moğol eserlerinden..
 Agra Kalesi girişi ve Hintli kadınlar
Agra Kalesi'nin bahçesinden bir fotoğraf

Şah Cihan , ömrünün son yıllarında büyük oğlu Alemgir tarafından buraya hapsedilmiş ve buradan Taj Mahali seyrederek ebediyete kavuşmuş.

Agra kalesi gezimizi de tamamladıktan sonra Fatehpur Sikri'ne gitmeye yeltenecektik ki saatin geç olduğunu farkettik.Sadece iki saatimiz kalmıştı ve Fatehpur Sikri'ne gidiş geliş yaklaşık 2 saat sürüyordu zaten.Biz Taj Mahal'in büyüsüne kapılıp bütün krediyi orada harcadık sanırım.Fatehpuru görmeyi isterdim fakat çok üzülmedim  ve kalan süreyi değerlendirecek alternatifleri düşündük.Fatehpur Sikri hakkında kısa bir bilgi vermem gerekirse Agra’nın 40 km kadar batısında kurulmuş olan bir şehir.Zamanın imparatoru Ekber Şah zamanında burası Moğol hükümdarlığının başkentiymiş. Daha sonra kuraklık nedeniyle terk edilmiş hayalet bir şehir durumunda olsa da günümüze kadar çok iyi bir şekilde doğallığı korunmuş.Çünkü o kadar parayı iki yer gezmek için veremezdik.Kısa bir araştırma ve istişareden sonra gezi rehberinde adı geçen yerlerden Mehtab Bagh ve Baby Taj diye nam salmış Taj Mahal'in küçük bir versiyonu diye tabir edebileceğimiz Itimad-ul Daula..

7 Nisan 2016 Perşembe

Hindistan 2.Gün (22 Mart 2016 Delhi)

Sabah 9 gibi kalkıp Pelin ile buluşmak üzere oteline gittim.Yanıma ben İstanbulda iken benden Hindistan'da pek bulunmayan üç beş çeşit malzeme isteyen, Hindistan'da yaşayan Türk bir üniversite öğrencisinin siparişlerini aldım.Otelin lobisinde buluşup ertesi gün Agra için sabah saat 6'ya tren rezervasyonu yaptık.(Toplam 1550 rupi-2AC sınıfı) (Hindistanda tren rezerve etmek bilet almak manasına geliyor.Çoğu yerde göreceğiniz rezervasyon yazısı sizi aldatmasın.) Aynı gün akşamı için Agra'dan Jaipur tren biletini de aldık.Daha sonra Delhi turunu yapmak üzere oto rikşaya atlayıp Laxmi Narayan (Birla Mandir) tapınağını gezdik.(İçeriye elektronik alet sokmak ve ayakkabıyla girmek yasak girişte emanet kasasına bırakıyorsunuz.Giriş ücretsiz)
Masada duranlar  tanrılara sunulmak için buradan satın alınıyor.


 Bu tapınağın çok güzel bir mimarisi vardı ve Hindu dininde önemli bir merkezmiş.Hatta 6 yıl süren inşaası sonrasında açılışını da Gandhi yapmış.İçerideki bilgilendirici yazıları okuyarak dolaştık.Bol tanrılı ilginç tapınağı gezip burada getirdiğim emanetleri Türk arkadaşa teslim ettim.


Laxmi Narayan(Birla Mandir) tapınağı
Oradan da yine rikşa ile Red Fort(  Lal Qıla) 'a gidip bu ihtişamlı kaleyi gezdik.İsmini ,inşaasında kullanılan kırmızı taşlardan alan kaleyi dönemin Moğol imparatoru Şah Cihan yaptırmış.Girişte 15-20 mt boyunca sağlı sollu hediyelik eşya dükkanlarıda mevcut.(Red Fort giriş bileti 250 rupi)
Red Fort girişindeki takı ve hediyelik eşya dükkanlarından.Ne ararsanız var :)





Red Fortu gezdikten sonra taksi kiralayıp Hümayun türbesine ve Zoo'ya doğru yola çıktık.Fakat Zoo kapalı olduğundan ben Hümayun türbesine 250 rupi bilet alarak girdim ve gezdim.Burası gerçekten ihtişamlı bir yapıydı.

Hümayun Türbesi


Hümayun Türbesi
1993 yılında Unesco dünya mirasları listesine alınan yapıyı Babür imparatorluğunun ikinci imparatoru Hümayun'un ölümünden 9 yıl sonra eşi Haji Begümün talimatıyla başlanmış.Yapımı yüzyıllar sürse de tamamlanıp  Taj Mahal benzeri böyle ihtişamlı bir yapı çıkmış ortaya. Burada bol bol fotoğraf çektikten sonra akşam 7 gibi bizi bekleyen  aynı taksi ile bir şeyler yemek için şehir merkezine doğru yola çıktık.

Yol üzerinde bazı dükkanlara uğrayıp alışveriş yaptık.(Hindistan'da taksi şoförleri sizi gezi esnasında özellikle bazı dükkanları tavsiye edip burada alışveriş yapmanız için teşvik eder.Ben bunların bu işten bonus aldığını düşünüyorum nedense :) ) Taksi bizi işlek merkezi bir caddede indirdi ve orada Saravanan Bhavan adında ,vejetaryen restoranına karnımızı doyurmak için girdik.Ne sipariş ettiğimizi bilmeden bir menü sipariş ettik ve ben pek beğenmediğim için aç kaldım :)
Beğenmediğim vejetaryen menü.Sadece yoğurt ve sağdaki acı kıtırdan yiyebildim:)

 Restorandan çıkıp yakın bir marketten biraz aperatif ve içecek alıp kaldığımız hotellere doğru yol aldık.(Hindistan'da her daim yanınızda sıvı içecek, özellikle su bulundurun.Çünkü hava sıcaklığı aşırı derecede olduğu için gün içinde gezerken bol su kaybı yaşayacaksınız) Böylece kısa süren Delhi günümü kapatmış oldum.Hindistan'da ilk durağım olduğu için Delhi'ye adapte olamadım ve yeterince lokasyon gezemediğimi düşünüyorum.Tabi vakit darlığı da bunda önemli etken) Ertesi gün sabahın köründe Agra'ya hareket edeceğim.Taj Mahal'in heyecanı şimdiden sarmaya başladı beni...

Delhi'de diğer gezilebilecek yerler:Qutub Minar,Lotus Temple,Jama Masjid,Akshardam Temple

Gün içinde toplam ulaşım bedeli :1000 rupi
Yemek ıvır zıvır bedeli :500 rupi