holi fest etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
holi fest etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2016 Çarşamba

Hindistan 14. ve Son Gün (3 Nisan 2016 Pazar)


Hindistan seyahatimin son gününde erkenden uyandım.Bu güne özgü yegane amacım Bollywood film stüdyolarını görmekti.Bu sebeple hazırlanıp hemen dışarı çıktım Abhu ile buluşmaya bana tarif edilen Oberoi Mall'a gitmek için bir taksi ile anlaştım.(Yaklaşık yarım saatlik bir yol, 80 rupi taksimetre )(Taksiye binmeden önce aksilik bu ya internet paketim bitti.Burada internet elim ayağım gibi. En yakın telefoncudan 100mb lık bir paket yüklettim.)Aslına stüdyoları görme fırsatı dün geceye kadar elimde yoktu ve ben Hindistan'dan bu hayalimi gerçekleştirmeden döneceğim için üzgündüm.Akşam o yolları biraz da bunu düşünerek can sıkıntısıyla arşınlamıştım.Kısaca değinmem gerekirse,gece hotele geldiğimde 4-5 kişilik arkadaş grubu içerisinde sohbet  esnasında Bollywood sevdamdan bahsetmiştim.İçlerinden biri tv kanalında ve film yapımcılarıyla çalışan biri çıktı.Benim fanatik bollywoodcu olmam ve Hint sinemasına ,Hindistan'a dair pek çok şey biliyor olmam  Kumaresh'i çok şaşırttı ve ilgisini çekti.Ve bana yardımcı olması için setlerde çalışan arkadaşı Abhu'yu arayıp yarın için bana yardım etmesini istedi.Böylece Bollywood kapıları benim için açılmış oldu. :) Abhuyu beklerken Oberoi Avm'de biraz dolaştım ve tropik bir meyve salatasıyla kahvaltımı yaptım.Hindistan'da gittiğim ilk ve son avm idi ve ülke şartlarına göre baya lüks bir mekan.Fiyatlar da onu gösteriyordu zaten.
Abhu ile buluşma yerinde tanışıp motoruna atladıktan sonra  doğru film stüdyolarının yolunu tuttuk.
Burası Mumbai'nin kuzeydoğusunda yer alan film stüdyolarından biri.Devasa genişlikte ve girişinde güvenlik önlemlerini olduğu içerisinde film stüdyolarını barındıran  bir merkez..Pazar günü olması sebebiyle çok sakindi ve birkaç dizi çekimi vardı.Biraz çekimleri seyrettikten sonra Bollywood'un kralı Shahrukh Khan'ın Raees filminin de bir kısmının çekildiği stüdyoları görmek benim için günü en önemli ödülüydü adeta. :)

Raees stüdyolarına gider. ;)
Bir süre   gezdikten ve film city içerisinde bir kafede soğuk bir şeyler içtikten sonra, bu sefer Mumbai'nin kuzey batısında kalan Juhu sahiline yakın kümelenmiş bazı çekim stüdyolarını ziyaret ettik.Bu beyaz ,görkemli yapı da film çekimlerinde kullanılan evlerden biri.Abhu bana ünlü filmlerin bir kısmının çekildiği ,aktörler, aktrislerin sahip oldugu yerleri özetle gösterdi motorla gezerken.
Biraz da okyanus esintisinde serinlemek için bu bölgeye geldik..Burası çok işlek bir bölgeymiş, tabi öğle sıcağında değil.Fotoğrafta gördüğünüz meşrubatta ısrarlara dayanamayıp içtiğim aşırı zararlı olduğunu düşündüğüm bir şeydi.Abimiz buzu rendeleyip şişelerdeki aromalardan katıp öyle taktim ediyor.Karıştırarak hem kaşıklayıp hem de içiyorsunuz bittikçe de eriyene kadar  tazeliyor. :)

                                                Adını unuttuğum serinletici içecek.

Film stüdyoları ve sahil turu bitince Abhu beni yaşadığı yeri göstermek ve arkadaşlarıyla tanıştırmak için Malwani mahallesine getirdi.Burası Pakistanlıların ağırlıkla yaşadığı yerleşim birimlerinden biriydi.Burada arkadaş canlısı Pakistanlı 3 arkadaşla tanıştım hepsi de aşırı eğlenceli ve cana yakın arkadaşlardı.Benim Türkiye'den gelen Müslüman bir misafir olduğumu öğrenince de ellerinden gelen misafirperverliği göstermek istediler.Kısıtlı zamanımda biraz pazar yerini dolaştık ve alışveriş ihtiyaçlarımı karşıladım.(Onların bu konuda çok faydası oldu.Satıcıların hemen hepsini tanıyor olmaları ve fiyatlarla birebir ilgilenmeleriyle satıcıların söylediği fiyatın çok  daha altında aldım hepsini:) )

Tandır fırını

Burası da sokak lokantalarından.Görüntü hiç iç açıcı gelmedi bana. :/
Alışveriş ve gezi dönüşü tam da benim aklımdan çıkmışken bir de ne göreyim. :) Bollywood dan sıkça hatırladığımız gol gappa (pani puri) gözümün önünde.(Biliyorum çoğunuzun aklına ilk Rab Ne Bana Di Jodi filmi geldi :) ) Seyyar satıcı iş üstündeyken bizimkilerin de hemen tezgaha yönelmesiyle ardı ardına gol gappa lokmaları ağızlarda eriyip gitti.Benim için buradaki gerçekleştirmesi gereken özel  anlardan biri olduğu için telefonu arkadaşa verip videoya almasını istedim ve ilk gol gappa yeme tecrübemi zor da olsa edinmiş oldum.Zor diyorum çünkü bunun iki türlüsü var.Biri bol baharatlı ve acılı diğeri de tatlı versiyonu.Ben baharatlıyla başladım ve ilk partı ağzıma atmamla beraber ben de inanılmaz kötü bir etki yarattı ve su takviyesiyle güçlükle yiyebildim.Daha sonra tatlı olanlardan birkaç taneyi rahat bir şekilde yiyip bitidim.Sakın ola bunu filmlerde gördüğünüz  kadar lezzetli ve sindirimi kolay bir şey gibi hayal etmeyin.Şahsen hiç bana göre değilmiş :) 
Gol Gappa (Pani Puri)
Pani , Hintçe de su demek..Puri ise püre demek..
Bu atıştırmalık Hindistan'da bizdeki midyeciler gibi her köşe başında bulabileceğiniz bir atıştırmalık.
Arkadaşın elindeki de bildiğiniz su..Ben poşetle su satıldığını ilk burada gördüm.(1 rupee) :)

İleride kesilmek için besiye çekilen hayvancıklar :/


Geç olmuştu ve benim sabah erken saatte uçağım vardı..Bu saatten sonra pek fotoğraf çekemedim fakat birkaç saat daha takıldık beraber..Gün sonunda arkadaşlarla vedalaşıp iletişim bilgilerini aldıktan sonra beni hostele yakın bir yere bıraktılar ve hazırlığımı yapıp biraz istirahat ettikten sonra gece 4'e doğru sokakta rikşasının içinde uyuyan bir şoförü kaldırıp Pelin'le havalimanının yolunu tuttuk.(100 rupi) Check-in ve pasaport kontrol işlemlerini yaptıktan sonra cebimde kalan fazladan 2000 rupiye biraz hediyelik eşya ve yolda yemek için bir şeyler aldım.

Sabah 6:25 'teki Kuwait havayolları uçağı,artık Hindistan seyahatimin sonu demekti.Buradan acı tatlı bir çok anıyla ve hayat tecrübesiyle dönüyorum..Bir daha Hindistan'a gelebilir miyim bilmiyorum ama eğer ki fırsatım olursa bu apayrı dünyanın keşfedilecek birçok yeri var.

Havalimanındaki bir mağazanın girişinde Gandhi'nin balmumu heykeli.
Ve Gandhi'nin bir sözüyle noktalamak istiyorum.

"Basit yaşa ki başkaları da var olabilsin."

Evet Hindistan halkının hepsi olmasa da çoğunluğu basit yaşıyordu ama hayatın bütün zorluklarına  rağmen onları mutlu kılan bir felsefeleri ve inanç sistemleri vardı.Bu da onlara hayat katıyordu .Bu, kendiyle ,doğayla ve hayvanlarla  barışık ülke , dünyaya hep farklı açıdan bakıyor.O nedenle burası farklı bir diyar..Başka bir sloganla burası incredible India...

17 Mayıs 2016 Salı

Hindistan 13.Gün (2 Nisan 2016 Mumbai)

Salaam Bombay!
Sabah saat 6 gibi 12 saat süren 20 duraklık uzun ve yorucu bir tren yolculuğunun ardından Mumbai Chhatrapati Shivaji Terminali'ne ulaşmıştım.Bu terminal dünyanın sayılı güzellikteki istasyonlarından biriymiş ve Unesco dünya mirasları listesindeymiş.
Sabahın ilk ışıklarında tren istasyonunun girişindeki hummalı kalabalık.Fotoğrafta görünenlerin hepsi çiçek başları.

Aşırı derecede yorgun ve mahmurluk içerisinde istasyondan çıktığım gibi ilk işim taksiye atlamak oldu. Mumbai'de taksiler diğer şehirler gibi değil burada kaçak rikşalar yasak.Tek tip sarı siyah renkte genelde taksimetre ile çalışan taksi ve oto rikşalar var . Bir taksiye atlayıp daha önceden rezervasyon yaptığım ama seyahat temposundan fırsat bulamayıp değiştiremediğim Wanderers Backpackers 'e şoförün de adresi bilmemesi üzerine yoğun uğraşlar sonucu ulaştım.
Burayı 3 gece için 1600 rupi'ye rezerve etmiştim ama rezervasyonu iptal etmediğim için 2 geceliğine de olsa ödemeyi yaptım.Burası  residans içinde bir daireydi.Küçücük odalara ikişerli ve üçerli ranzalar atmışlar.Salon mutfak ve banyo 'dan oluşan normal apartman dairesiydi.O nedenle burası diğer kaldığım hosteller gibi olmayan misafir eviydi.Bana gösterilen yatağa geçip 2-3 saat kestirdim.Uyanınca da daha önce sözleştiğim Niraj ile buluşmak için dışarı çıktım.(Niraj, bollywood gruplarından tanıştığım bir arkadaşım.Hindistan'a geldiğinde ben görmeden gitme demişti zamanında :) Fakat buluşma yerimiz Mumbai'nin en güneyindeki Gateway of India (Hindistan giriş kapısı) idi. Ben ise daha kuzeyde kalan Andheri'de idim.Oraya şu meşhur banliyö trenlerini aracılığıyla gitmek istedim ve Andheri tren istasyonuna kadar yürüyerek gittim.
Mumbai de  hava aşırı sıcaktı ve hava kirliliği de diğer şehirlere nazaran daha fazla olduğunu hissettim.Ve yürürken gözlemlediğim bu şehrin kaotik yapısı..Birbiri ardına sıralanmış devasa lüks plazalar,gökdelenler ve hemen bucağında kurulu varoş mahalleleri..Mumbai, zengin ve fakir arasındaki uçurumun en bariz şekilde görüldüğü şehirdi bana göre.

Andheri tren istasyonundayım.


Tren bileti almam biraz zor oldu, gişelerde yoğun bir kuyruk var ve gişe memurları da bu yoğunluktan bezmiş olacakki fena derecede agresif.Bir süre bekledikten sonra son durak olan Chhatrapati Shivaji terminali için 30 rupilik biletimi aldım.Peronumu bulduktan sonra da kalabalıkların hakim olduğu kompartımanlardan diğerlerine göre daha boş olanına atlıyorum.4 kişilik koltukta 4 kişi oturuyoruz ama burada gittiğiniz zaman sıkça karşılacağınız benim başta yadırgayıp sonra gülümsediğim olayı yaşayacaksınız.

Her koltuğun kenarında meğersem ekstra gizli bir kişilik yer varmış.Yanınıza gelip dikilen kişi sizi hafifçe dürtükleyip kıçını koltuğun kenarına iliştiriyor ve koltuğu 4,5 kişilik yapıyor.Bunu çoğu koltukta gördüm.Ben de "noluyoruz yahu" tepkisini versem de göz göze geldiğim diğer insanlar bakışlarıyla bunun banliyö trenlerinde normal bir şey olduğunu anlatıyor adeta. :) Bu arada herhangi bir bilet kontrolü olmadı ve yaklaşık 20 dk lık bir yolculuk sonrası istasyona ulaştım.

Tren istasyonunda indikten sonra India geçidine gitmek için taksi buldum ama taksici bana 5-10 dakikalık yol için turist tarifesi çekti.150 rupi istediği yolu 50 rupi den fazla vermem deyip anlaştım.Bu bölge Mumbai'nin en modern bölgesi konumunda ve buraya Colaba isim verilmiş.Lüks yapılar asfalt yollar Avrupai görünümde insanlar, sokaklar..Burası her şeyiyle İngiliz izleri taşıyor..

Sonunda India Gate'de arkadaşım Niraj ile buluştum.


Geçidin hemen çaprazında ise vakti zamanında zengin  İngilizlerin konakladıkları meşhur Taj Mahal hotel var.Muhteşem mimari yapısıyla görkemli bir şekilde yıllara meydan okuyan hotel turistler için de uğrak bir yapı.Bu bölgede dikkatimden kaçmayan geniş güvenlik önlemleri gün boyu sürüyor.Nedeni ise 2008 yılında buraya yapılan ve 171 kişinin ölümüne neden olan terör saldırıları.

Bulunduğumuz yerde biraz sohbet edip bir şipşak fotoğrafçıya hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra başladık yolları arşınlamaya..
Yoğun kalabalık ve trafik beraberinde havanında çok sıcak olmasıyla girdik bir restorana biraz dinlenip rahatlayalım dedik.Menü her zamanki gibi bana aşırı yabancı geldi ben de bir tatlı sipariş ettim.Niraj'ın çok övdüğü aşağıda fotoğrafı olan tatlıyı yedim.Garip bir ismi vardı tam hatırlayamadım, tadı da sütlaca benzer.

Bir de Mumbai'ye gelindiğinde şu meşhur Marine Drive 'ı görmezseniz olmazmış.Biz de gittik gördük.Burası okyanusun şehirle buluştuğu devasa uzunlukta bir kordon.Akşam üzeri eşini dostunu sevgilisini alan buraya akın ediyor adeta..Püfür püfür esen okyanus esintisine karşı kafa dinlemek için güzel bir yer.
Marine Drive

Tabi buraya gelmişken en çok hayalini kurduğum ,yapılacaklar listesinde başı çeken sinema da Bollywood filmi izlemenin tam zamanıydı..Ne izleyelim diye pek fazla düşünmedik çünkü o ara vizyonda 2 tane film vardı.Kİ&Ka (Ladki&Ladka) ve Kapoor and Sons filmleri..Ben Kareena&Arjun ikilisinin kimyasını merak ettiğim için bu filmi izlemek istedim.İlk girdiğimiz sinema da bilet fiyatı Hindistan geneline göre aşırı pahalıydı..Yürüyerek yakındaki bir başka sinemaya gittik,o esnada yol üstü uğrak büfelerinden birinde soğuk mango suyumuzu içmeyi unutmadık tabi. :) Bulduğumuz diğer sinema da ücret pahalı olunca yapacak bir şey yok deyip aldık biletleri ve başladık filmi izlemeye.(Niraj'ın dediğine göre normalde biletler Hindistan genelinde  10 rupi ile 30 rupi arasındaymış ama burada tek bilete 150 rupi ödedik biz.Bu da metropol şehirlerde hayat pahalılığını gösteren örneklerden biriydi.)

Sinema girişi

Salonda Fan filminin afişini bulmuşum fotoğraf çekinmeden dururmuyum. ;)


Filmi büyük bir bir zevkle izledik.Hep hayalim olan Hindistan'da bir sinemada Bollywood filmi izlemek gerçekten başka bir duyguydu.Filmin konusuna kısaca değinmem gerekirse ,evlilik öncesi anlaşma yapan çiftimiz evlilikteki görevlerini değiş tokuş yapıyorlar.Arjun ev erkeği ,Kareena ise iş kadını oluyor.Bu başta onlara çok zevkli gelir aynı zamanda da medya da baya popüler olurlar.Ancak başarıları arttıkça birbirleri arasında önüne geçilemeyen bir rekabet söz konusu olur.

Ki&Ka 'da bizden bir görüntü görmek te güzeldi. :)

Filmi izledikten sonra saat zaten akşam 9'u geçiyordu.Tren istasyonunda Andheri için bir bilet (10 rupi) alıp  atladım trene.Aşırı kalabalıktı neredeyse ezile ezile,çanta cüzdan ve telefona dikkat etmekle cebelleşerek  yolculuğu bitirdim. :)
İstasyondan indiğimde biraz daha merkezi bir bölgeye doğru yürüyüp midemdeki açlık hissini daha fazla bastıramayacağımı anlayınca sevinçle bulduğum bir fast food restorana girip karnımı doyurdum.Saatte baya geç olmuştu ortalıkta onlarca taksi dönerken ben nedense biraz yürümek istedim.Çünkü yarın Hindistan'da son günümdü ve ben Jaipura geldiğim akşam gibi yolları arşınlayarak buradaki yaşamın nabzını tutmak ,çıplak gözle şahit olmak istedim.

Sağı solu seyrederek hayatın akışını sorgulayarak iki saate yakın yürümüşüm..Tabi yolu navigasyon ile takip ederek buldum.Yol boyunca gördüğüm sokaklarda, kaldırım kenarlarında yatan insanlar artık Hindistan'da alıştığım görüntülerdi. Bir de alkol kullanma oranı baya yüksek olacak ki alkol satan bizim tekel bayii dediğimiz dükkanların önleri yine tıka basa dolu insanlar içki almak için kuyruğa girmişti adeta..
Hotele yaklaştığımda buradaki hayati ihtiyaçların başında gelen suyumu açık olan Sai Krishna restaurantın içecek dolabından (30 rupi) alıp hotele geçtim ve diğer arkadaşlarla biraz sohbet ettikten  sonra istirahate çekildim çünkü yarın son ve büyük gün...

Gözüme Takılanlar: Hava kirliliği Hindistan'da diğer bulunduğum yerlere göre kat kat daha fazla.Hava aşırı sıcakta olunca buranın havasına alışmakta ilk başta zorluk çekiyor insan.

Günün Bilançosu: 
Konaklama: 2 gece için 1600 rupi, 
Ulaşım : 460 rupi
Yeme içme : 700 rupi

Not: Mumbai'de çektiğim fotoğrafları kaybettiğim için cep telefonundaki birkaç fotoğrafı paylaşabildim sadece.




5 Mayıs 2016 Perşembe

Hindistan 11.Gün (31 Mart 2016 - Goa )

Yine sabah 10 gibi uyandım..Türkiye'den kalma tembellik.Ama tatildeyiz yahu derken bir yandan da böyle seyahatlerde erkenden kalkıp olabildiğince fazla güzellik görme fikrini düşüne düşüne bitirdim Hindistan günlerini..Napayım çook sıcak ve bunaltıcı Hindistan.! 
Hazırlanıp neler yapalım diye düşündük ,paramız bitmişti ve buraya bakkal ,atm vs biraz uzaktı biz de yürüyelim dedik.Aslında Goa'da bir yerden bir yere gitmeye ve gün boyu gezmeye motor kiralanabiliyor.Bu buraya gelenler için olmazsa olmaz bir şey  ve çok ta hesaplıymış.Ama bize Allah sağlık vermiş güç kuvvet vermiş sohbet ederek fotoğraf çekerek gideceğimiz yolu katettik.Paramız bittiği için yerel atmlerden biraz para çekip güzelce bir kahvaltı yaptık.Hindistan da ki ilk pizzamızı da burada yemiş olduk.Bu da acıydı. :) Fiyatlar da ülkemizin standartlarında ,buraya göre lüks tabi.Daha sonra öğle sıcağını atlatmak için hostele dönüp biraz istirahat edelim dedik.
Sonra da hazırlanıp sahile gittik..Burada yüzmek biraz güç çünkü su durgun değil baya dalgalı ve kuvvetli.Biraz deniz kum güneş kombinin tadını çıkardıktan sonra Anjuna sahilinin bir kısmını turlayıp hostele döndüm.
Burada biraz vakit geçirmek gerçekten iyi geldi.


          Dalgalar bir an olsun durmadan sahili dövüyor..Ortaya çıkan ses huzur verici..





Bu yorgunluğun üzerine hostelde diğer arkadaşlarla biraz takılıp biraz da odamda istirahatten sonra akşam 1 Fransız 1 İngiliz ve 1 de Portekizli (Temel fıkrası gibi oldu:) ) arkadaşla Anjuna akşamlarının hareketli yerlerinden Beach Club'e gittik.Akşamları burada yapılacak tek aktivite bu tür yerlerde takılmak olunca  biz de biraz takılıp bir şeyler içtikten sonra hostele döndük.
Anjuna'da bir gece klübü

Buradaki 1,5 gün boyunca anladım ki Goa bana göre bir yer değil.Tamam bambaşka bir yer eğlence ,çılgınlık,rahatlık hat safhada ama benim Hindistan seyahatimde aradığım bu tarz bir şey değildi zaten.Burada farklı bir durum da ummuyordum sadece meraktan geldim ve gördüğüm kadarıyla da çok güzel yerler.Buraya 2-3 günlüğüne değilde en az 1-2 haftalığına gelinmeli ki doyasıya tadını çıkarasın.Ne bileyim çok pahalı ülkeleri tercih etmektense tatil amaçlı buraya gelinebilir, aynı imkanlar fazlasıyla burada da var.
Meşhur Goa'dan da hevesimi aldıktan sonra ertesi gün de buradaydım ama düşündüm ki burada olmak yerine yarın farklı bir şeyler yapayım.Ne yapabilirim diye düşünürken uyuya kalmışım...

Gözüme takılanlar: 
*Satıcılar burada insanı bunaltan cinsten size yapıştımı bırakmıyorlar, sahillerde  genelde bayan satıcılar dolu.Sizlere bileklik satmak veya dövme yapmak için ikna etmeye çalışıyorlar.
*Goa sahillerinde hemen herkeste motorsiklet var .Bir yerden bir yere giderken motorsiklet hem hesaplı hem de hızlı bir araç.
*Önceki gezdiğim yerlerde hep o ağzında çiğnedikleri (kimisinde uyuşturucu varmış) şeyleri kullananlar görürdüm. Burada tatile gelenler dahil herkes ot sarıp içiyor , kafalar bi dünya. :)

Maliyet: Yeme içme 1000 rupi, alışveriş 600 rupi

19 Nisan 2016 Salı

Hindistan 6.Gün (26 Mart 2016 - Jaipur-Delhi)

Sabah kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra ilk işim check-out yapıp hostelden ayrılmak oldu.Burada 3 gece kalmıştım ve çok ta alışmıştım.Ama hosteller gezginlerin belirli süreyle konakladıkları yerler olduğu için kadro her zaman sabit olmuyor hemen her gün ayrılanlar ve yerine gelenler oluyordu.Kısa da olsa dünyanın her yerinden her kültürden insanlar tanımak güzel oluyor.Gerçek şu ki seyahatlerde konaklama için hostel hem maliyet hem de sosyalleşme açısından bir numaralı tercihtir her zaman.Bir de bu tarz  fakat bedava olan bir yöntem var, o da couchsurfing tir.Ben Hindistan gezisine çıkmadan birkaç kişiyle kontak kurdum ama plan programıma uymadığı için hiçbirinde misafir olamadım.Sizin aklınıza yatarsa bir bakın derim.
Neyse bu gün normalde Jaipur'un kalan kısmını gezecektim ama yürümekte zorlandığım ve kendimi iyi hissetmediğim için Delhi'ye dönüp ertesi gün öğle vakti olan Varanasi uçağımı beklemek istedim.Delhi'ye nasıl gideceğimi planlamamıştım tren rezervasyonu için geç sayılırdı.Aklıma otobüsle seyahat etme fikri geldi.Otobüsü de kullanırsam Hindistan'da bütün ulaşım araçlarını tecrübe etmiş olacaktım :) Hostelden çıkışımı yaptım ve çevirdiğim ilk rikşa ile 100 rupiye Jaipur otobüs terminaline gittim.
 Saat 13:00 için Delhi'ye bir bilet aldım.(810 rupi) Yaklaşık 6 saatlik bir yolculuk olacaktı.(Bilet almadan önce atm den biraz rupi çektim.Yurt dışında nakit para durumunu sürekli kontrol etmek gerek.Eğer para biterse seyahat kabusa dönüşebilir.Ben de ihtiyacım oldukça Tr'de kullandığım kartımdan direkt rupi olarak çekim yaptım.Çekim başına 2-3$ gibi bir komisyon ücreti alınıyor)
Sefer saati geldiğinde fotoğrafta gördüğünüz otobüs tiplerinden birine bindim.Otobüslerde her ulaşım aracında olduğu gibi kalite olarak sınıflandırılıyor.Benimki klimalı olması itibariyle biraz konfor sınıfındaydı.Neyse 12 numaralı koltuğuma geçip taktım kulaklığımı, kulağımda bollywood müziklerimle yolları seyrederek yolculuğun tadını çıkardım.Saat 15:45 gibi bir ihtiyaç molası verdik.Dinlenme tesisi kisvesinde bir yerde hemen herkes bir şeyler atıştırıyordu.Ben de kendimi pek aç hissetmesem de canım çekti ve bir şeyler yemek için restorana girdim.Menülerde yazan hiçbir şeyi anlamadığım için farklı bir tat yiyip zaten iyi olmayan midemi mahvetmemek için en tanıdık gelen sandviç ve masala çayı sipariş ettim.İçerisinde bizim tulum peynirinden hallice bir peynir çeşidi olan sandviç ve çayımı hüplettikten sonra yola koyuldum.
India Gate (Delhi)
Akşam 7'de Delhi otobüs terminaline ulaşmıştık.Ben havalimanına yakın bir noktada konaklamak istiyordum.Ertesi gün sorun yaşamamak adına.Havalimanı çevresinde bir çok otel yer almakta.Aslında o akşam couchsurfing randevularımı hayata geçirmemin tam sırasıydı.Fakat benim ayaklar ve mide pek iyi durumda olmadığından bu planımı gerçekleştiremedim.Bunda şarjımın bitmesi de etkili oldu açıkçası ve şarjım olmadığından ucuz müsait hostel de araştıramadım.
Oteller Sokağı ,Mahipalpur
Biraz zoraki durum olduğundan bulunduğum yerdeki birkaç otele gecelik fiyatları soruşturdum.Otel boldu fakat  1200 rupi den aşağı gecelik oda yoktu.Ben 1000 rupiye bir oda tutup yerleştim.Biraz dandik bir oda olsa da klima, tv duş vs herşey mevcuttu en azından.
Acıktığımı farkettiğimde dışarı çıkıp yemek yiyecek yer aradım.Merkezi bir nokta olmasına rağmen saat 10 gibi çoğu yer kapalıydı ben açık  bir restorant bulup  fotoğraftaki yemeğin siparişi verdim.

Chicken Tandoori Hindistan'da yediğim en lezzetli yemeklerden biriydi.
Yanına da iki tane gulab jamun tatlısı götürdüm üzerinize afiyet. :)

Yemek içecek ve tatlı toplamda 400 rupi ödeyerek restorandan ayrıldım.Sonra da hotele dönüp istrahate çekildim.

Gözüme takılanlar: Hindistan'da hemen herkesin bilekliği var.Takım elbiseli iş adamlarından tut seyyar satıcılara,şoförlere kadar herkes bileklik takıyor.Bazılarının dinsel bir manası olabilir diye düşünüyorum.Çünkü normal bilekliklerin yanı sıra çoğu kişi de metal bir bileklik görüyorum.Bu ayrı bir araştırma konusu.
Günün Bilançosu: Ulaşım 1200 rupi ,yeme içme 500 rupi,konaklama 1000 rupi

17 Nisan 2016 Pazar

Hindistan 4.Gün (24 Mart 2016 Jaipur & Holi)


Sabah 10 gibi kalkıp hostelde kahvaltı yaptım..Dünki yorgunluğun üzerine çok güzel bir uyku çektim..Her ne kadar kalkmak istemesem de kaldığım oda da bir ben kalmışım herkes kalkmış içeride hummalı bir kahvaltı faslı vardı.Ben de yüzümü yıkayıp mutfağa yöneldim ve görevli arkadaşın yaptığı kızarmış omlet ve hint çayından kapıp salonda diğer gezgin arkadaşlarla beraber kahvaltımı yaptım.Bu esnada da masamdaki Ukraynalı ,Fransız ve Peru'lu arkadaşlarla tanışmış oldum.Bu arada holi kutlamaları sabahtan başlamıştı..Hostelimize iki kadın gelmişti.Biri davul çalarken diğer abla da insanların yüzüne boya calip bahşiş alıyordu.:) Video için linke tıklayabilirsiniz.
https://www.facebook.com/muratcinar60/videos/vb.705217279/10154175105257280/?type=3&theater

Neyse karnımı doyurdum hazırlandım Pelinle bir önceki gün trende tanıştığımız arkadaşların kaldığı otele davetliydik.Orada küçük bir holi eğlencesinden sonra şehre açılacaktık.Hostelden çıkarken hostelimizdeki  çılgın gençlerin boya saldırısından nasibimi aldım ve dışarı öyle adımımı attım. :)
Daha sonra oto rikşaya atlayıp Sarovar Portico hotelin yolunu  tuttum.Oraya ulaştığımda bahçede holi kutlamaları başlamıştı bile.Hatta içeri girer girmez boya saldırısına uğradım.İlk başta boyanmak yağmura maruz kalmak gibi bir his yaratsa da sonra yağmurda ıslanmanın verdiği zevk gibi artık her yerim boya olmuştu kaçarı yoktu ve bundan sonrasını da akışına bırakmak eğlenmek gerekiyordu.Biz de  her milletten tanımadığımız onca insanla beraber doyasıya eğlendik.


İyiliğin kötülüğe karşı zaferi: Holi Festivali !
Festival temel olarak iki günde kutlanıyor.İlk gün yaktığı ateşlerle kötü ruhlardan arınan ve iyiliği kutlayan halk, ikinci gün eğlence kısmına geçiyor ve rengarenk boyalarla günü tadını çıkarıyor.
Bizim için eğlence niteliği taşısa da holi, Hindistan için dini bir anlam taşıyor.Çünkü festivalin tarihi hint mitolojisine dayanıyor.


Daha sonra sokağa çıkıp holinin sokaklardaki nabzını tuttuk.Aslında holi festivali sanılanın aksine Hindistan'da 7/24 coşkuyla kutlanmıyor.Merkezi yerler (Mathura,Vrindavan,Khajuraho vs) haricinde insanlar kendi evlerinde veya arkadaşları arasında kutlamayı yapıp sonra hayat normal seyrinde devam ediyor.Tabi holi için şehirlerde kutlama merkezleri var.İsteyen bu organizasyonlara katılıp çılgınca eğlenebiliyor.(Holi günü resmi tatil olduğu için dükkanların çoğu kapalı oluyor)Tabi buranın yabancısıysanız bu çılgınlığa katılmak ne derece güvenli olur bilinmez. Ben yine de katılmak istedim ama bulunduğum arkadaş ortamı itibariyle bunu gerçekleştiremedim.Pişman olduğum da pek söylenemez çünkü birlikte çok güzel vakit geçirdik.İşte sokaktan kareler. :)







Gün boyu gezip eğlendikten sonra sıcağın da etkisiyle çok yorulduk ve hep beraber bi yemek yiyip ayrıldık.Ben de hostele döndüm biraz uzandığımda uyuya kalmışım.Akşam 8 gibi Rushab'ın çağrısıyla uyandım.Beni kaldıkları hoteldeki yemek ve eğlenceye davet etmişti.Benim de yapacak bir şeyim yoktu açıkçası.Biraz yorgunluk olsa da daveti kıramayıp rikşaya atladım ve kaldıklaır hotelde onlarla buluştum.Terasta güzel bir yemek  yedik ve akabinde coşkulu bir eğlence yaşadık.Daha dün tanıştığım bu arkadaşların cana yakınlığı  holi gününü güzel noktalamama vesile oldu.Eğlenceden sonra gece yarısı bir taksiye atlayıp hostelime döndüm.Biraz uyumam gerekli çünkü ertesi gün Jaipur gezimiz var.

Not: Gün boyu 2-3 rikşa yolculuğu dışında neredeyse hiç masrafım olmadı.Bonkör iş adamı Hintli arkadaşın misafirperverliği ve ısrarını kıramadım açıkçası. :p

7 Nisan 2016 Perşembe

Hindistan 1.Gün (21 Mart 2016 Delhi)

Öğle 13:30 gibi nihayet Delhi Indra Gandhi uluslararası havalimanına indim.
Gökyüzü semalarından şehre doğru süzülürken aklımdan geçenler ben yaklaştıkça yoğunlaşıyordu.Bakalım beni neler bekliyor..
Indra Gandhi Havalimanı (Delhi)
İner inmez ilk işim bir sim kart almaktı.Çünkü kullanmış olduğumuz sim kart yurt dışında kullanımı cep yakıyor.Bu nedenle airtel marka bir sim kart aldım.Bunun için 1000 rupi istediler.(Normalde dışarda 50 rupi filanmış ama havalimanı tarifesi diyerek burda ilk kazığımı yedim ,siz daha dikkatli olursunuz:)) Hattı alıp dışarı çıktım ve nihayet Hindistan'ın o kasvetli boğuk hava kirliliğinin köri ve baharatla karışımından hallice bir koku sardı çehremi.Sıcaklık 40 dereceye yakın olduğu için buna kısa bir süre alışmakta güçlük çektim.Taksiye binmek istedim ama ilk başta bunun pahalı olabileceğini ve üzerimde içeride atm den çektiğim rupinin yetersiz oluşundan dolayı metroya bindim  ve gideceğim hostele en yakın merkezi noktada indim.
Hindistan'da olduğunuzu hissettirecek giyim ve hediyelik eşya dükkanları :)

Tıpkı bizim gibi gideceği adresi ararken nereye düştüm ben düşüncesindeki turist kız arkadaşımız:)



Buradan da bisikletli rikşa ya binerek ve hostele gittim.(Hindistan'da şehir içi ulaşımlarda en önemli olay sizin şoförle yapacağınız pazarlık.Genelde fiyatın 3-4 kat fazlasını söylüyorlar.Burada iş sizin pazarlık yeteneğinize kalıyor.Bu konuda dikkat edin çünkü ulaşım çok ucuz Hindistan'da ,bunu bilmeniz faydanıza)

Bir ay önceden rezervasyon yaptığım Stops Hostel'e girmeden önce bir exchance office den dolar bozdurdum.Hostele ödememi yapıp yerleştim.Aşırı derecede yorgundum bir süre dinlenip ortama adapte olmaya çalıştım.Akşam üzeri hostelden rikşa ya atlayıp Pelinin kaldığı otele gittim orada yemek yedik ve ertesi gün için planlarımızı yaptık.Bu sayede onunla da tanışmış oldum :) Daha sonra otel önünde bekleyen rikşaya binip kaldığım hostele döndüm ve inzivaya çekildim.


Toplam ulaşım:320 rupi
Diğer ihtiyaçlar; yemek , ıvır zıvır: 700 rupi