22 Nisan 2016 Cuma

Hindistan 8.Gün (28 Mart 2016 - Varanasi)

Varanasi, diğer şehirlere göre  daha sıcaktı.Hostelin odalarında pervane olmasına rağmen havalandırması yetersizdi.Ama akşamleyin Ganja yakın olduğumuz için dışarısı serin oluyordu.O gece biraz sıcaktan biraz da yeni yer olduğu için yadırgamayla uyudum.Sabah 10'a doğru uyandım ve hazırlandıktan sonra diğer arkadaşlarla kahvaltı yapmaya dışarı çıktık.Çoğu hostelde genelde tarifeye kahvaltı da dahil oluyor ,burada da vardı fakat diğerlerine nazaran çok vasatti.O nedenle dışarda farklı tatları tadarak geniş geniş bir kahvaltı yapmak istedim.
Solda gördüğünüz Cozy Corner kafede bir kahvaltı ve iki akşam yemeği yedik.Gayet lezzetli ve hesaplıydı.
Bu arkadaşta kafe girişinde beni görünce tokalaşmak istedi :)
Kahvaltımız da bilindik adlar fakat yöresel tatta oldu.

Güzelce kahvaltı yaptıktan sonra öğle saati olduğundan aşırı bir sıcak vardı.Hostele dönüp biraz dinlenip öğleden sonra dışarı çıkmayı planladık.Hostelde biraz takıldıktan sonra Özgür abi ile dışarı çıktım.Yanıma da Türkiye'den arkadaşım Nilgün'ün Varanasi de ki arkadaşı Anoop'a gönderdiği siparişi aldım.Bize yakın olan ve  aynı zamanda ilk ghat olan Assi ghatta buluşup tanıştık biraz sohbet ettik ve Varanasi ve gezilecek yerler hakkında kısa bilgiler aldık.Anoop bize çok sıcak ve misafirperver davrandı ama fazla vaktimiz olmadığı için ona siparişini teslim ettim ve Özür abi ile ghatları turlamaya çıktık.Assi ghat ,en güneyde bulunmakta ve genelde tekne turları buradan başlatılıyor.
Assi ghatın bir bölümü.

Varanasi'de Ganj nehri boyunca uzanan tam 87 adet ghat varmış.Bazı ghatlar çok büyük ve popüler.Ghatlar Varanasinin kalbi diyebilirim.Bunlar nehre inen basamaklardan oluşuyor ,bazıları günlük hayat işleri ve banyo yapmak için kullanıldığı gibi bazıları da ölü yakma törenleri için kullanılıyor.Biz 8 km boyunca yürüyüp bunların bir çoğunu gezdik.Gidişte basamaklar boyunca fotoğraf çekerek ilerleyip dönüşün yarısını da şehir içinden ve ara sokaklardan yaptık.Hindistan seyahatim boyunca en zevk duyarak yaptığım ve etkilendiğim geziydi.

Ghatlar boyunca ilerlerken her adımda farklı tuhaflıklar ilgi çekici görüntüler fotoğraf makinemi elimden düşürmememi gerektirdi.

Şimdi Varanasi'nin nabzını tutan meşhur ghatlarda çektiğim fotoğraflardan bir kaçını görelim 





Bu duvar resminden çok etkilendim.Gerçek bir sanat eseri .
İnekler her yerde...Solda nehre girmiş serinleyenleri de görüyorsunuz :)
Küçük bir ibadet yeri ve içerisindeki tanrı.
Abi gitmek bilmeyince bu şekilde çektim.Ama bu da orjinal oldu. :)







Bu abiler bizden fotoğraflarını çekmemizi istediler :)

Hindistan'da özellikle dikkat etmeniz gerekenlerin başında dolandırıcılar ve satıcılar var.Ben en çok Varanasi'de başıma geldiği ve rahatsızlık duyduğum için buraya eklemek istedim.Ghatlarda dolaşırken biri sizi önünüze çıkıp selam verip elini uzatabilir.Sakın ola elinizi vermeyin.Anında masaja başlayıp sizi bırakmayıp ısrarla ücretsiz diyerek bir güzel elinize kolunuza sırtınıza masaj yapmaya başlıyor :)
Tabi bunun sonu istisnasız ücretli bir işleme dönüşeceği için iyisimi siz elini verip kolunuzu kaptırmayın.Sesli selamınızı verip hemen uzaklaşın. Ben adama ayıp olmasın diye elimi uzatıp böyle bir tecrübe yaşadım ,kısa bir güreşin ardından kendimi zor kurtarım yoluma devam ettim . :)




Ghatlarda kriket oynayan çocuklar

Ghatları başından başlayıp fotoğraftaki köprünün ayağına kadar (yaklaşık 8 km ) yürüyerek katettikten sonra iç kısımlara geçiyoruz ve Varanasinin iç kısımlarından bu sefer gittiğimiz yolun 4-5 km lik kısmını gezerek geri katediyoruz.Ganjı çevreleyen ghatların arka kısmındaki ara sokaklarda kaybolmak gerçekten heyecan verici bir geziydi.Labirent gibi daracık yollarda inekler ,motosikletler ve insanların arasında bir çok anı fotoğraflayarak dolaştık.Aarti törenleri başlarken de Dasaswamedh ghatta ki basamaklarda sıvışacak bir yer bulup başladık seremoniyi izlemeye.
Gün batımında tekne turları artmaya başlıyor.Çünkü Aarti törenleri başlıyor.







Ve Aarti törenleri başladı.Gerçekten büyüleyici.






Ganga Aarti : Varanasi'de yılın 365 günü kesintisiz sabah gün doğumunda ve akşam gün batarken yapılan bu ritüel, Hinduların Ganja saygı ve şükranlarını ifade ediyor.Yaklaşık bir saat süren bu büyüleyici ritüele ghatlara yakın konumda olan Varanasi halkının neredeyse tamamı eşlik ediyor.Merkez ghat olan Dasaswamedh ghat'ta yapılan törenin yanı sıra bundan daha küçük boyuttaki başka bir ghatta da tören yapılıyor.Yanan tütsülerden çıkan dumanların sarmaladığı ortamda sürekli çalan çanlar ve okunan ilahilere sözlü ve elle tempo tutarak katılıyorlar.Burada bunlara şahit olupta  etkilenmemek elde değil gerçekten.

Tören sonunda ise küçük tabakların içerisindeki yüzlerce mum Ganja salınarak seremoni tamamlanıyor.





Tören bitimine yakın Dasaswamedh Ghat 'ta oluşan görüntü.
Aarti seremonisini hemen hemen sonuna kadar izledikten sonra Assi Ghatta bizi bekleyen Pelin ve Jitesh'in yanına gittik.Tabi dönüş yolumuz da yarım saate yakın sürdü.Günün sonunda 4-5 saatlik bir yürüyüş gerçekleştirdiğimiz için baya yorulmuştuk.Buluştuktan sonra Cozy Corner cafe ye geçip akşam yemeği yemeye karar verdik.Yolda dükkanlara uğramadan olmazdı.Burada birbirinden güzel renkli ve çeşitli giysi ve hediyelikler vardı.Fiyatları da gayet uygundu. 


Üç Türk Varanasi'de bir kafede bir arada..Dünya küçük... :)
Seçtiğimiz birkaç çeşit yemeği paylaşarak yediğimiz yemeğe kişi başı 165 rupi ödeyerek ,hostelin yolunu tuttuk.Hostele ulaşınca duşumu alıp  terasa çıktım ve orda oturmuş muhabbet eden hostelde kalan hintli arkadaşlarla tanışıp sohbet ettim.Herkes halinden memnun ,gezmenin özgür olmanın verdiği haliyeti ruhiye ile ordan burdan bir saate yakın konuştuk..Daha sonra günün yorgunluğuna ve  sineklerin yoğun baskısına dayanamayıp odama geçtim.Deliksiz uyumuşum...

Gözüme Takılanlar: Ganga Aarti seremonisi başlı başına büyüleyici bir tören ve Hindistana giden birinin Varanasiyi mutlaka ziyaret etmesi ve bu töreni canlı seyretmesi (yaşaması) gerek.
Günün Bilançosu: yeme içme 300 rupi, alışveriş 500 rupi

20 Nisan 2016 Çarşamba

Hindistan 7.Gün (27Mart 2016 - Delhi -> Varanasi)

Gece pek uyuyamadığım için geç saatlere kadar oturmuştum.Bu esnada da Hindistan günlerimle ilgili günlüğümü doldurdum.Sabah 10 gibi uyandıktan sonra kahvaltılık bir şeyler atıştırıp doğruca havalimanına gitmem gerekiyordu.Çünkü 13:30 uçağım için en azından 2 saat önceden orada olup işlemlerimi gerçekleştirmem gerekti.Hotele yakın yerlerde biraz dolaştıktan sonra dişime dokunur kahvaltılık bir şeyler bulamadım.Artık Hindistan'da acısı baharatı olmayan pek bir şey yokmuş gibi bir kanı bilinç altıma yerleşmiş gibiydi. :) Bu durumda en iyi çözüm yolu Hindistan'da bolca bulabileceğiniz çeşitli tropik meyveler.

 Ben bir seyyar tezgah bulup başına geçtim ve bir bağ muz aldım kendime.Yanına da tadını merak ettiğim adı Türkiye'de kavun ağacı olarak geçen papaya meyvesinden aldım.Tabi bunu nasıl yiyeceğim diye satıcı amcaya ifade etmemle beraber elimdeki meyveyi kapıp başladı bir güzel dilimleyip doğramaya. :)
Her şey hazır olunca da üzerine şeker görünümlü bir şey serpiştirmek istediğinde ben istememe rağmen  herhalde onlarda bu şekilde yenildiğinden ve  böyle olunca daha çok beğeneceğimi düşünerek  serpiştirip bi güzel karıştırdı.Ben de itiraz etmedim işlem tamamlanınca muz ve papaya için toplam 150 rupi ödeyerek odama geçtim ve kahvaltı faslını da bu gün meyve ile tamamlamış oldum. :)
Delhi Indra Gandhi havalimanından  adını çok duyduğum filmlere de sıkça konu olan ve garip bir şekilde beni çeken Varanasi'ye uçuş vakti gelmişti artık.

Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuğun ardından Varanasi Lal Bahadur Shastri (Eski Hindistan başbakanlarından 1964-66) havalimanına vardım.Buraya iner inmez şehrin mistik havası beni  sarmalamıştı  bile.Havalimanı şehir merkezine baya uzak bir noktada olduğu için ulaşım imkanları da o derece kısıtlıydı.Baktım taksiciler pusuya yatmış müşteri kapma yarışında ,önce bir kaçına sorup fiyat öğrendim.Hepsi de 800 rupi den aşağı fiyat çekmiyordu.Biraz daha şansımı zorlayıp araştırarak biriyle ortaklaşa bir taksi tutarak 400 rupi ye anlaştım.Yaklaşık bir saat süren bir yolculuktan sonra daha önce rezervasyon yaptığım Blox hostele ulaştım.
Buranın diğer lokasyonlardan farklı olduğunu daha adım atar atmaz anlamıştım
Ve burası Hindistan'ın en kutsal şehri olduğunu biliyordum fakat bu kadar büyükbaş hayvan beklemiyordum:)
Buraya diğer yol arkadaşım bir gün önceden gelmişti.Check-in işlemlerimi (3 gece 1100 rupi) gerçekleştirip odama yerleştim.
Ama burada yaşadığım güzel tesadüf ise başka bir Türk gezginin bizimle aynı hostel ve odada kalıyor olmasıydı.Özgür abi, yıllarca bankada çalışmış ,hiç evlenmemiş ve bir gün bir karar verip işini ve bütün çevresini geride bırakıp dünya turuna çıkmış.Bu temelli bir tur olmasa da bir gidişte bir yıl geziyormuş neredeyse.Onunla çok çabuk kaynaştım ,anlattım dinledim.Dünyanın bir ucunda kendi milletinden bir insanla karşılaşmanın verdiği güzellik bir başkaydı her zaman.Odada 3 Türk 1 Fransız 1 İrlandalı olmuştuk.Bize eşlik eden hostel çalışanı Hintli Jitesh 'de katılınca iyi bir grup olduk ve akşam yemeği için dışarı çıktık.Jitesh bizi oranın en meşhur yerlerinden biri olan Assi Ghat kenarındaki yerel pizzacıya götürdü.Bu restoran görünümlü yere ilgi inanılmaz fazlaydı ve 15-20 dakika sıra bekledik .Sanırım baya ünlü bir yer.
O akşamın en zevkli anı ortaklaşa sipariş ettiğimiz yerel pizzanın tadının nefisliği kadar birlikte geçirdiğimiz süre içerisinde yaptığımız sohbetlerdi.Ganjın esintisine karşı her milletten insan hangi amaca istinaden orada olduğunu sorgulamadan anın ,yaşadığı hayatın tadını çıkarmak için oradaydı.Ve bu mistik şehir bana büyüsünü ilk geceden göstermeye başlamıştı bile..Dilimleri paylaşarak yediğimiz pizzalara kişi başı 260 rupi ödeyerek oradan ayrıldık.(Varanasi'ye geldiğinizde Pizzeria Vaatika Cafe'ye uğrayıp o güzelim pizzalardan tatmadan gitmeyin :))Daha sonra da haydi lassi içelim dedik ve Jiteshin bizi götürmek istediği yer kapalı olunca alternatif tavsiye bir yere gittik.
Burada benim bildiğim lassi değilde ufak bir kabın içerisinde içerisinde kaymak olan bir yoğurt ve çeşitli aromaların olduğu ,tahta kaşıkla yiyebildiğimiz bir karışım yedik.İşin garibi buna da lassi deniliyormuş orada.Veya ben lassiyi sadece sıvı içecek olarak biliyordum.Tadı da fena değildi ama yapan adamın ve ortamın hijyen kalitesini gördüğüm için bitirmekte zorluk çektim. :)

İşte Varanasi'nin o akşamki kadrosu :)

Lassi ve yapan adamın üzerine yaptığımız sohbet üzerine gülüşerek geçen bir yarım saatin ardından ,bize çok uzak olmayan hostelimize geçtik.O akşam Hindistan'ın kriket maçı da varmış.Hindistan krikette dünyanın en iyilerinden biri ve bu onların ata sporu sayılır.Yani kriket onlara İngilizlerden geçse de onlar için hayat demek bu spor.O akşam da galip gelmişler ve geç saat olmasına rağmen insanlar sokaklara akmış deli gibi eğleniyorlardı. :) Biz de bir süre bu coşkuya tanıklık ettikten sonra inzivaya çekildik..




Gözüme takılanlar: Buraya ilk geldiğim andan itibaren sokaklarda aşırı derecede inek vardı ve sokaklar çok kalabalıktı.Yerel kıyafetli insan sayısı da Hindistan'ın diğer gördüğüm yerlerine nazaran çok daha fazlaydı.Sanırım burası gerçek Hindistandı..


Günün Bilançosu: Yol 550 rupi, yemek 500 rupi

19 Nisan 2016 Salı

Hindistan 6.Gün (26 Mart 2016 - Jaipur-Delhi)

Sabah kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra ilk işim check-out yapıp hostelden ayrılmak oldu.Burada 3 gece kalmıştım ve çok ta alışmıştım.Ama hosteller gezginlerin belirli süreyle konakladıkları yerler olduğu için kadro her zaman sabit olmuyor hemen her gün ayrılanlar ve yerine gelenler oluyordu.Kısa da olsa dünyanın her yerinden her kültürden insanlar tanımak güzel oluyor.Gerçek şu ki seyahatlerde konaklama için hostel hem maliyet hem de sosyalleşme açısından bir numaralı tercihtir her zaman.Bir de bu tarz  fakat bedava olan bir yöntem var, o da couchsurfing tir.Ben Hindistan gezisine çıkmadan birkaç kişiyle kontak kurdum ama plan programıma uymadığı için hiçbirinde misafir olamadım.Sizin aklınıza yatarsa bir bakın derim.
Neyse bu gün normalde Jaipur'un kalan kısmını gezecektim ama yürümekte zorlandığım ve kendimi iyi hissetmediğim için Delhi'ye dönüp ertesi gün öğle vakti olan Varanasi uçağımı beklemek istedim.Delhi'ye nasıl gideceğimi planlamamıştım tren rezervasyonu için geç sayılırdı.Aklıma otobüsle seyahat etme fikri geldi.Otobüsü de kullanırsam Hindistan'da bütün ulaşım araçlarını tecrübe etmiş olacaktım :) Hostelden çıkışımı yaptım ve çevirdiğim ilk rikşa ile 100 rupiye Jaipur otobüs terminaline gittim.
 Saat 13:00 için Delhi'ye bir bilet aldım.(810 rupi) Yaklaşık 6 saatlik bir yolculuk olacaktı.(Bilet almadan önce atm den biraz rupi çektim.Yurt dışında nakit para durumunu sürekli kontrol etmek gerek.Eğer para biterse seyahat kabusa dönüşebilir.Ben de ihtiyacım oldukça Tr'de kullandığım kartımdan direkt rupi olarak çekim yaptım.Çekim başına 2-3$ gibi bir komisyon ücreti alınıyor)
Sefer saati geldiğinde fotoğrafta gördüğünüz otobüs tiplerinden birine bindim.Otobüslerde her ulaşım aracında olduğu gibi kalite olarak sınıflandırılıyor.Benimki klimalı olması itibariyle biraz konfor sınıfındaydı.Neyse 12 numaralı koltuğuma geçip taktım kulaklığımı, kulağımda bollywood müziklerimle yolları seyrederek yolculuğun tadını çıkardım.Saat 15:45 gibi bir ihtiyaç molası verdik.Dinlenme tesisi kisvesinde bir yerde hemen herkes bir şeyler atıştırıyordu.Ben de kendimi pek aç hissetmesem de canım çekti ve bir şeyler yemek için restorana girdim.Menülerde yazan hiçbir şeyi anlamadığım için farklı bir tat yiyip zaten iyi olmayan midemi mahvetmemek için en tanıdık gelen sandviç ve masala çayı sipariş ettim.İçerisinde bizim tulum peynirinden hallice bir peynir çeşidi olan sandviç ve çayımı hüplettikten sonra yola koyuldum.
India Gate (Delhi)
Akşam 7'de Delhi otobüs terminaline ulaşmıştık.Ben havalimanına yakın bir noktada konaklamak istiyordum.Ertesi gün sorun yaşamamak adına.Havalimanı çevresinde bir çok otel yer almakta.Aslında o akşam couchsurfing randevularımı hayata geçirmemin tam sırasıydı.Fakat benim ayaklar ve mide pek iyi durumda olmadığından bu planımı gerçekleştiremedim.Bunda şarjımın bitmesi de etkili oldu açıkçası ve şarjım olmadığından ucuz müsait hostel de araştıramadım.
Oteller Sokağı ,Mahipalpur
Biraz zoraki durum olduğundan bulunduğum yerdeki birkaç otele gecelik fiyatları soruşturdum.Otel boldu fakat  1200 rupi den aşağı gecelik oda yoktu.Ben 1000 rupiye bir oda tutup yerleştim.Biraz dandik bir oda olsa da klima, tv duş vs herşey mevcuttu en azından.
Acıktığımı farkettiğimde dışarı çıkıp yemek yiyecek yer aradım.Merkezi bir nokta olmasına rağmen saat 10 gibi çoğu yer kapalıydı ben açık  bir restorant bulup  fotoğraftaki yemeğin siparişi verdim.

Chicken Tandoori Hindistan'da yediğim en lezzetli yemeklerden biriydi.
Yanına da iki tane gulab jamun tatlısı götürdüm üzerinize afiyet. :)

Yemek içecek ve tatlı toplamda 400 rupi ödeyerek restorandan ayrıldım.Sonra da hotele dönüp istrahate çekildim.

Gözüme takılanlar: Hindistan'da hemen herkesin bilekliği var.Takım elbiseli iş adamlarından tut seyyar satıcılara,şoförlere kadar herkes bileklik takıyor.Bazılarının dinsel bir manası olabilir diye düşünüyorum.Çünkü normal bilekliklerin yanı sıra çoğu kişi de metal bir bileklik görüyorum.Bu ayrı bir araştırma konusu.
Günün Bilançosu: Ulaşım 1200 rupi ,yeme içme 500 rupi,konaklama 1000 rupi

18 Nisan 2016 Pazartesi

Hindistan 5.Gün (25 Mart 2016 - Jaipur)

Günaydın.Yeni bir gün başlıyor ve bizim yapacak çok şeyimiz var.Ama bu bunaltıcı sıcakta ne kadarını gerçekleştirebiliriz bilemiyorum.Dünden kararlaştırdığımız üzere sabah 9-10 gibi uyandım ve Pelin ,akşam Delhi yolcusu olduğu için çantasını benim hostele bıraktı.Sonra birlikte şehir turu yapmak için dışarı çıktık.Hedefimizde gezgin kitapları ve internette sıkça tavsiye edilen lokasyonlar vardı.(City palace,Amber Fort,Hawa Mahal,Nahargarh Fort,Jantar Mantar gibi..) Rasgele çevirdiğimiz bir rikşa şoförüyle tüm gün Jaipur turu karşılığında toplam 600 rupiye anlaştık.Bu Hindistan standartları için belki çok iyi bir rakam ama bizim için kişi başı 12-13tl gibi çok iyi bir fiyat demek.Ama biz akşama kadar tüm turistik lokasyonları gezemeyeceğimizin farkındaydık.Çünkü önemli mekanlar hemen hepsi akşam 4-5 gibi kapanıyor.Havanın da erken karardığını varsayarsak bu sıcakta ya önemli yerleri aradan çıkaracaksın ya da sabahın erken saatlerinde geziyi gerçekleştireceksin.Biz bir önceki günün yorgunluğuyla erken kalkamadığımız için ancak öğleye doğru tura çıktık.İlk olarak merkezi bir konumdaki City Palace'ı 500 rupi gibi pahalı bir bilet fiyatıyla gezdik.Hindistan'ın en büyük eyaleti Rajasthan ve buranın başkenti de Jaipur olunca burası da zamanında Rajaların sarayı imiş.İçeride ahım şahım şeyler yok ama el işçiliği duvar işlemeleri ,kıyafetler,silahlar vesaire insanın tarihe tanıklık etmesine vesile olan etkileyici örneklerdi.


Fotoğrafta gördüğünüz bir su küpü ve bundan iki tane var.Bu su küplerinin her biri 1.6 metre yüksekliğinde, 340 kg ve 4000 litre kapasiteye sahip. 14000 gümüş paranın eritilmesi sonucu yapılmış. Dünya’nın en büyük gümüş kabı olarak da Guinness rekorlar kitabına girmiş. Hindistan kurulmadan önce Jaipur eyaletinin son kralı olan Maharaja Sawai Madho Singh II tarafından yaptırılmış. Sıkı bir hindu olan kral, 1901 yılında İngiltere’ye yapacağı seyahat boyunca Ganj nehrinin suyunu içebilmek için bu iki dev küpü yaptırmıştır.(Alıntıdır)


Turistik yerlerin olmazsa olmazı hediyelik eşya ve giyim dükkanları
Tavus kuşu tasarımlı bir kapı girişi.
Mimari yine çoğu sarayda olduğu gibi etkileyici.

Burayı gezerken beni mutlu eden bir tesadüf yaşadım.Amber kalesinde 'Kung Fu Yoga' filminin çekimleri vardı.

Daha önceden takip ettiğim bir filmdi  ve başrollerinde Jackie Chan,Sonu Sood,Amyra Dastur gibi ünlü isimlerin  rol aldığı  Hint&Çin ortak yapımı bir film.Bir saate yakın bir köşede oturup çekimleri seyrettim :) 



 Amber gezisini de tamamladıktan sonra saat zaten 5'e geliyordu.Amberden bizi bekleyen rikşa ile ayrıldık.Amber dönüşü yakın bir güzergahta Su Sarayı olarak adlandırılan Jal Mahal var.Oraya giriş mevcut olmadığı için fotoğrafını çekip ayrıldık. Yol üzerinde bizim en çok yapmak istediklerimizden fillerle tanışma faslını gerçekleştirmek için şoförümüzden yardım istedik.oda bizi Ambere yakın bir bölgede muhtemelen Amberde  çalıştırılan fillerin barındırıldığı bir yere götürdü.Orada doyasıya fil sevgimizi giderdik ve Hindistan'ın simgesi bu güzel canlılarla fotoğraf çekindik.:)




Bu hayalimizi de gerçekleştirdikten sonra dönüş yolunu tuttuk.
Hostele vardığımızda Pelin'e çantasını teslim ettim ve Delhi'ye gitmek üzere tren istasyonunun yolunu tuttu.Ben de biraz istrahate çekildim.Çünkü ayaklarım çok kötü durumdaydı.Bütün gün terlik değil de ayakkabıyı tercih ettiğim için yürümekte zorluk çekecek bir hale gelmiştim.Mide rahatsızlığı da buna eklenince biraz istirahat etmek farz oldu.Biraz kestirdikten sonra akşam 9 gibi  kalkıp nöbetçi bir eczaneden merhem ve bunun dışında bir takım ihtiyaçlar için  çarşıya gittim.(Rikşa 100 rupi) 
Akşam yine şehir nefes alınmayacak derecede hava kirliliği altındaydı..Jaipur sokakları kısmen sakin olmakla birlikte bir düğün salonunun önünde durup hazırlıklara bir göz gezdirdim.Oradaki bekçiden de biraz bilgi aldım.Düğün yerlerinde aynı zamanda yemeklerin yapıldığı aş ocağı tarzında yerler vardır.O kısımda hummalı bir çalışma vardı.Düğüne yabancı alınıyor mu girip seyredebilir miyim sorusuna ret cevabı alıp havamı aldım ve yoluma devam ettim :)
Alışverişimi tamamladıktan sonra hostelime döndüm ,duş ve biraz istirahatten sonra uyku tutmadı ve yan tarafımdaki alman arkadaşla tanışıp koyu bir sohbete giriştim.Kendisi 18 yaşında 10 aydır Hindistan'da olan bir öğrenci.Eğitimi gereği Pondicherry'de bir yetimhanede gönüllü olarak çalışıyormuş.Bir nevi staj gibi bir şey diyebiliriz.Bu özellikle Avrupa ülkelerinde çok yaygın bir uygulama.Bizim gibi göstermelik şirketlerde sırf sınıfı ,dersi geçeyim diye gitmek yerine insanlar bu şekilde hayata erken atılmayı öğreniyor.Alman arkadaşı çok sevdim ve yanımda Taj Mahal'de açıp fotoğraf çekinmek için getirdiğim ama Taj Mahale götürmeyi unuttuğum orjinal Galatasaray atkımı hediye ettim(Schalke -Gs maçı olursa tribünde açması şartıyla :) ).Biraz da muz ikram ettim :) Kendisi koyu bir Schalke 04 hayranıydı ve bu dostane yaklaşımım onu ziyadesiyle mutlu etti. :) Güzel bir sohbetten sonra inzivaya çekilme vakti gelmişti.Ertesi günün planlarını henüz yapmamıştım.Sabah ola hayrola diyelim..

Günün bilançosu : 400 rupi yol, 500 rupi bilet, 730 rupi ihtiyaçlar.